♥️ Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Oluşumu
CumhuriyetDönemi Türk Edebiyatı. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra, 1923’te Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte, her alanda olduğu gibi edebiyat ve sanatta da yeni bir dönem başlamıştır. Cumhuriyet döneminde dilin yalınlaşması, özleşmesi çalışmaları hızlanmış
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının oluşumunu anlamak için kısaca yakın tarihimize göz atmalıyız. 19. Yüzyıl sonunda Osmanlı Devleti diğer devletlerin iç işlerine karışmasıyla mücadele etmekteydi. Etnik unsurların isyanları güç kaybına neden oldu. Balkanlardaki uluslar isyan ederek bağımsızlık kazandılar.
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI ANADOLU’YA YÖNELİŞ. KONU BAŞLIKLARI • Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Özellikleri • Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri • A)roman ve öykü • B)şiir • c)araştırma, derleme • Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları • 1)Beş Hececiler • 2)Yedi Meşaleciler • 3)Garipçiler(Birinci Yeni) • 4)İkinci Yeniciler • 5
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı, 1923 ile 1940 yılları ve 1940’dan sonrasını kapsamaktadır. Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra başlayan bu akım, çağdaş anlayışlarla kendisini
Cumhuriyet, edebiyatı daha da Anadolu kıldı, halka açtı. Toplumun değişik kesimlerinden sanatçılar yetişti. Köy enstitülerin kurulması da, köy kökenli bir yazar ve ozan kurulması da, köy kökenli bir yazar ve ozan kuşağının etkili olmasını sağladı. Cumhuriyet romanının ilk yıllarına Kurtuluş Savaşı, ana konu
Cumhuriyet Dönemi’nde yerini bu dönem edebiyatına bıraksa da “Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren sanatçılar” Cumhuriyet Edebiyatı içinde devamlı yer almıştır. Çeşitli değişikliklere uğrasa da günümüze kadar gelen bu anlayış, kendi öz kültürüne sarılıp ondan yararlanarak ilerlemeyi amaçlar.
karekökyayınları ayt cumhuriyet dönemi türk edebiyatı cep test bÖlÜm 1: cumhurİyet dÖnemİ tÜrk edebİyati’nin oluŞumu - genel Özellİklerİ. bÖlÜm 2: coŞku ve heyecani dİle getİren metİnler (Şİİr) bÖlÜm 3: anlatmaya baĞli edebÎ metİnler (ÖykÜ ve roman) bÖlÜm 4: gÖstermeye baĞli edebÎ metİnler (tİyatro)
İslamiyettenSonraki Türk Edebiyatı. a)Divan Edebiyatı Dönemi. DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ. 1. GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka kendi arasında uyaklı olur.Bu ilk beyte “matla”, son
QSA2hF. Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyaının oluşumda Tanzimat dönemi Trük edeibyatı, Servet-i Fünun ve Milli Edebiyat dönemi Türk edebiyatı ve tabikide toplumun, ülkenin dürümü rol almıştır. En büyük rolü ise Milli EDebiyat Yapmıştır Çünkü o dönemde 1911 yılında Selanik’de çıkan “Genç Kalemler”dergisinde Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan”adlı makalesinin yayımlanmasıyla başlar. Milli Edebiyat hareketi öncelikle bir dil hareketidir. Sade Türkçe’nin bir dava olarak ele alınması ilk kez bu dergide ortaya konulmuştur. “Milli Edebi yat” terimi de ilk defa bu dergide dönem sanatçılarının şiir anlayışıyla, Fecr-i Ati topluluğunun şiir anlayışı birbirinden pek farklı değildir. “Şiir vicdani bir keyfiyettir” düşüncesinde olan şairleri bireysel konuları işlerler. Daha sonra 1917 yılında yaptıkları bir toplantıda, hece ölçüsünü kullanma, günlük konuşma diliyle yazma noktasında birleşen şairlerin, içerik konusunda her birinin ayrı bir yaklaşımda olduğu gözlenir. Bu dönem sanatçıları Divan edebiyatını, Doğu edebiyatının, sonrasını ise Batı edebiyatının taklitçisi olmakla suçlarlar. Şiirde daha çok bireysel konulara yönelen bu dönem sanatçıları, roman ve öyküde sosyal meselelere eğilmişler; milliyetçilik düşüncesi, Kurtuluş savaşı gibi konuları ele almışlardır. Konuların İstanbul dışına çıkarılması da bu dönemin belirgin özelliklerindendir. Ayrıca “aşk” bu dönem roman ve hikayesinin en önemli temasi olarak dikkat çeker. Bu eserlerde dil günlük konuşma dilidir. MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN DİL ANLAYIŞI 2 Yabancı sözcükler, kendi dillerinde dilbilgisi bakımından hangi türden olursa olsun, Türkçede ne olarak kullanılıyorsa, dilbilgisi yönünden o türden sayılmalıdır. 3 Arapça ve Farsça’dan gelen sözcüklerden, konuşma diline kadar girip yaygınlaşmış olanlar Türkçeleşmiş sayılmalı ve kullanılmalıdır. 4 İstanbul hanımlarının günlük konuşma dili esas alınmalıdır. 5 Terimler bilimle ilgili oldukları için aynen kullanılmalıdır. 6 Türkiye Türkçesine diğer Türk lehçelerinden sözcük alınmamalıdır. MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI ÖMER SEYFETTİN 1884-1920 Milli Edebiyat hareketinin önderlerinden olan sanatçı daha çok hikayeleriyle tanınmıştır. “Yeni Lisan” makalesinde ortaya koyduğu görüşlerini, hikayelerinde uygulamaya çalışmış ve başarılı olmuştur. Dilimizin sadeleşmesinde önemli yeri olan Ömer Seyfettin,anılarından, tarihteki kahramanlıklardan ve günlük yaşayışlardan yararlanarak, gücünü çekici anlatımından, olaylardan alan, çoğunlukla beklenmedik sonuçlarla biten hikayeleriyle edebiyatımızda önemli bir yer tutar. Hikayeleri İlk Düşen Ak, Yüksek Ökçeler, Bomba, Gizli Mabet, Asılzadeler, Bahar ve Kelebekler, Beyaz Lale….adı verilen kitaplarda toplanmıştır. ZİYA GÖKALP 1876-1924 Şiiri, düşüncelerini halka yaymak için bir araç olarak kabul eden sanatçı, bu türde sanatsal yönden güçlü ürünler vermemiştir. Daha çok Türkçülük düşüncesini sistemleştiren bir düşünür ve sosyolog olarak tanınmıştır. Önceleri, bütün dünya Türklerini bir bayrak altında toplamayı amaçlayan“Turancılık”görüşüne bağlıyken, sonraları “Türkiye Türkçülüğü” düşüncesine yönelir. Günlük konuşma diliyle yazı dilinin birleştirilmesi gerektiğine inanan sanatçıeserlerinde bunu başarıyla uygular. Şiirlerinde hece ölçüsünü kullanan Ziya Gökalp Turan adlı şiiri hariç, konu olarak daha çok eski Türk tarihine, İslameyiet önçesi dönemlere yönelir. Ayyrıca yurt, millet, ahlak, din ve uygarlık gibi konuları da eğitici bir yaklaşımla ele alır. Eserleri Şiir Kızıl Elma, Altın Işık, Yeni Hayat Nesir “Türkçülüğün Esasları”, “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak”; “Türk Medeniyeti Tarihi”, “Malta Mektupları”. REFİK HALİT KARAY 1888-1965 Milli Edebiyat ve Cumhuriyet döneminin en ünlü öykü veroman yazarlarındandır. Önce Fecr-i Ati edebiyatına 1917’den sonra ise Milli Edebiyata katılır. Kurtuluş Savaşı’na karşı yazılarından dolayı tutklanacağı zaman Halep’e kaçar. Çıkarılan bir af üzerine 1938’de Türkiye’ye döner. Anadolu gerçeğinin ilk olarak Refik Halit Karay ’ın “Memleket Hikayeleri” adlı yapıtıyla edebiyata girdiği kabul ediler. Güçlü bir gözlemci olan yazar, betimlemelerinde de nesneldir. Realist bir anlayışa sahip olan yazarın sade bir dili ve yalın bir anlatımı vardır. Mizah ve eleştirionun yapıtlarının ayrılmaz unsurlarıdır. Öykü ve romandan başka, anı, deneme, fıkra ve tiyatro türlerinde de eserler vermiştir. Eserleri Roman Sürgün , Hilgün, Bugünün Saraylısı, İstanbul’un bir Yüzü…… Kirpinin dedikleri Mizah yazıları. HALİDE EDİP ADIVAR 1884-1964 Daha çok İngilizi edebiyatındaki romanlardın etkilenen sanatçının eserlerini üç grupta inceleyebiliriz. Kadın psikolojisine eğildi romanları Seviye Talip, Raik’in Annesi, Handan, Kurtuluş Savaşı’nı anlattığı romanları Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek, toplumsal konuları ele aldığı töre romanları Sinekli Bakkal, Tatarcık, Sonsuz Panayır…. Dilbilgisi kurallarına ve anlatıma pek özen göstermeyen sanatçinin diğer önemli eserleri şunlardır Yeni Turan, Kalp Ağrısı, Zeyno’nun Oğlu Roman Harap mabetler, Dağü Çıkan Kurt, Kubbede Kalan Hoş Sada Hikaye Ayrıca santçının birçok araştırma yazısı ve çevirisi vardır. REŞAT NURİ GÜNTEKİN 1889-1956 Realist bir analyışa sahip olan yazar Milli Eğitim müfettişliği görevi ile Anadolu’yu dolaşmış, buradaki yaşamı gözlemlemiş, bu gözlemlerini yalın bir dil ve anlatımla eserlerinde dile getirmiştir. Reşat Nuri Güntekin , romanlarında yoğun bir Anadolu atmosferi vardır. Bu atmosfer içinde yurt ve toplam gerçeklerini, töreden kaynaklanan doğru ya da yanlış inanışları ele alır. Bu konular, öykülerinde, mizah unsuruyla da berleştirilerek verilir. Yazar, ilk ününü, duygulsal bir aşkı dile getirdiği ve birçok yönleriyle Anodul’yu anlattığı “Çalıkuşu” romanıyla sağlamıştır. Sanatçının önemli eserleri şunlardır Oyunları Hançer, Hülleci, Tanrı Dağı Ziyafeti… MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ 1890-1966 Türk Edebiyatı araştırmalarını sistemleştiren ve edebiyat tarihçişi olarak ün kazanan sanatçının eserleri de bu yoldadır. Bugün bilinen birçok şair Mehmet Fuat Köprülü ’nün arıştırmaları sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Eserleri YAKUP KARDİ KARAOSMANOGLU 1889-1974 Yakup Kadri Karaosmanoğlu , romanlarında kusursuz bir anlatım ve sağlam tekniği ile dikkat çeken sanatçı, tarihi ve sosyal olaylardan her birini bir romanına konu edinerek, Tanzimat dönemiyle Atatürk Türkiyesi arasındaki dönem ve kuşakların geçirdikleri sosyal değişiklik ve bunalımları yaşayış ve görüş ayrılıklarını işlemiş düşünce ve teze dayalı özlü yapıtlar vermiştir. Eserlerini ve içereklerini şöyle inceleyebiliriz “Hep o şarkı ” da Abdülaziz döneminin yaşamı, “Bir Sürgün ”de II. Abdülhamit’in baskılı yönetimiyle savaşmak için Fransa’ya kaçan Jön Türkler, “Kiralik Konak”ta Tanzimat’tan I. Dünya Savaşı’na kadar yetişen üç kaşaktaki görüş ayrılığı, “Hüküm Gecesi” nde Meşrutiyet devrinindeki Bektaşi tekkelerinin durumu, “Sodom ve Gomore” de mütareke döneminde, işgal altındaki İstanbul’da ortaya çıkan ahlaki çöküntü, “Yaban”da Kurtuluş Savaşı yıllanrındaki bir Anadolu köyü, “Ankara” da yeni başkentin üç dönemi, “Panorama I, II” de Cumhuriyet döneminin 1952’ye kadarki durumunu bir bir ele almıştır. Diğer eserleri Anı Zoraki Diplomat, Politikada 45 yıl,Vatan Yolunda, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları…. Mensur şiirleri Erenlerin Bağından, Okun Ucundan Hikayeleri Bir Serencam, Rahmet, Milli Savaş Hikayeleri Tiyatro eserleri Nirvana, Veda, Sağanak, Mağara Önemli Makaleleri İzmir’den Bursa’ya, Ergenekon, Kadınlık ve Kadınlarımız…. YAHYA KEMAL BEYATLI 1884-1958 Milli Edebiyat hareketini makaleleri ve konferanslarıyla destekleyen Yahya Kemal in, esasen , kendine özgü Milli Edebiyat’ınkinden farklı bir anlayışı vardır. İstanbul şairi olarak tanınır. Omanlı İmparatorluğunun geçmişteki parlak günlerine büyük bir özlem duyar. Başlıca konuları İstanbul, tarih, yurt sevgisi, aşk, ölüm ve sonsuzluktur. Divan şiirinin özünü kakalama çabası içinde olan sanatçı, eski şiirin ölçü, uyak ve ahenk unsurunu ön planda tutmuştur. Onun eserlerinde malzeme eski, şiir ise yenidir. Örneğin, Divan Edebiyatında aşkı terrennüm eden gazelbiçimiyle kahramanlık şiirleri ve Istanbul’a duyduğu sevgiyi dile getiren şiirler yazmıştır. Şiir kitapları kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgarıyla, Rübailer, Nesir Kitapları Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi ve Edebi Portreler, Siyasi Hikayeler, Edebiyat Dair. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ulusal egemenliğe dayalı, demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti kurulur. Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmek için her alanda köklü değişiklikler yapılır. Çağ dışı kalmış kurumların yerine çağa uygun yepyeni kurumlar oluşturulur. Dil ve tarih alanlarındaki dağınık çalışmalar örgütlenip kurumsallaştırılır. Ülkenin kalkındırılması ve bayındırlaştırması için köklü atılımlar yapılır. Böylece ülke gerçeklerine ve çağın gereklerine uygun yepyeni bir devlet yapısı oluşturulur. Çağdaş bir devletin kurulması, Ankara’nın başkent olması, halkçılığın devlet programına girmesi, bilimsel ve lâik anlayışa dayanan ulusal eğitimin öngörülmesi, kadın özgürlüğü gibi toplumun çehresini değiştiren yeni oluşumlar, sanat ve edebiyatımızı da derinden etkiler. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar gelen süreçte sosyal yapıdaki çeşitlilik, sanatçıların çeşitli düşünceler doğrultusunda; çeşitli konuları, çeşitli anlatım yolları kullanarak; çeşitli biçimsel kalıplarla ya da hiçbir kalıba, kurala bağlı olmadan yansıtmasına olarak tanımıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar. Milli Edebiyatçılar, Bağımsızlar ve Beş Hececiler de yine bu dönemde eserler vermeye devam ederler. Özellikleri Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür. Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür. Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır. Şiir, roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur. Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir. Yine tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir. Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 İkinci Dünya Savaşı yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla “yerli” ve “halka doğru”; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir. Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlanmıştır. Anadolu’dan aydın yetişmeye başlamıştır. Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya başlamıştır. cumhuriyet dönemi türk edebiyatını oluşmasında ondan önceki bütün edebi türlerin dönemlerin etkisi vardır. bu bütün dönemlerdede geçerlidir. cumhuriyet dönemi türk edebiyatı oluşumunda serveti funun dönemini etkileri Cümlenin dize ya da beyitte tamamlanması kuralını yıkmışlar ve cümleyi özgürlüğüne kavuşturmuşlardır. Beyitin cümle üzerindeki egemenliğine son verirler. Cümle istediği yerde bitebilir. Servet-i Fünuncular aruz ölçüsünü kullanırlar. Ancak aruzun dizeler üzerindeki egemenliğini de yıkarak, bir şiirde birden çok kalıba yer vermişlerdir. Onlar “her şey şiirin konusu olabilir” görüşünü benimsemişler; fakat dönemin siyasal baskıları nedeniyleaşk, doğa, aile hayatı ve gündelik yaşamın basit konularına eğilmişlerdir. Şiirde ilk defa bu dönemde konu bütünlüğü sağlanmıştır. milli edebiyatın etkisi az önceki sayfalardan anlaşılacağı gibi "dilde sadeleşmeyi savunmuşlar, halka yönelmişler, memleket konuları işlenmiş, kurtuluş savaşı konusu işlenmiş" bir edebiyatın oluşmasında halkın o dönemin siyası sosyal etkileri ve o dönemden eski dönemdeki düşünceler etkili olur. cumhuriyet döneminde ise siyasi konular, sosyal, halkın durumu, ınkılaplar, ref
Başlangıç olarak 1923 kabul edilir ancak günümüzde bu edebiyat hala devam etmektedir. Cumhuriyet edebiyatının oluşum adımları her ne kadar daha önceden atılmış olsa da bu edebiyatın temelini Milli Mücadele ve sonrasında yeni kurulan devletle birlikte yapılan çağdaş inkılaplar Dönemi Türk Edebiyatı’nın oluşumunu etkileyen önemli olaylar nelerdir?Cumhuriyetin İlanından Günümüze Kadar Edebiyatımızı Etkileyen Sosyal, Siyasi, Kültürel, Ekonomik ve Coğrafi Olaylar Çağdaş devletin kurulması Kadın erkek eşitliği, kadınlara yeni hakların tanınması Çok partili hayata dönemi edebiyatı konusu nedir?Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı, 1923 ile 1940 yılları ve 1940'dan sonrasını kapsamaktadır. Cumhuriyet'in ilanından hemen sonra başlayan bu akım, çağdaş anlayışlarla kendisini geliştirmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın vermiş olduğu etki sebebiyle Anadolu'ya ve buradaki halkın özelliklerine ağırlık edebiyatını etkileyen en önemli olay nedir?Cevap İslamiyet'in edebiyatı nasıl yazılır?Bu kelime genellikle Türkedebiyatı şeklinde yanlış yazılıyor. Doğru kullanımı Türk edebiyatı şeklinde Dönemi Türk Edebiyatı hangi olayla başlamıştır?Cumhuriyet'in ilanını takiben hızlı bir şekilde yapılan dil ve harf devrimleriyle Latin harflerine dayalı yeni alfabenin kabulü ve dilde özleşme, 1920'li yıllarda başlayan ve hâlen devam eden bir edebiyat döneminin başlangıcı olarak kabul Dönemi Türk Edebiyatı temellerini hangi dönemden alır?Başlangıç olarak 1923 kabul edilir ancak günümüzde bu edebiyat hala devam etmektedir. Cumhuriyet edebiyatının oluşum adımları her ne kadar daha önceden atılmış olsa da bu edebiyatın temelini Milli Mücadele ve sonrasında yeni kurulan devletle birlikte yapılan çağdaş inkılaplar döneminin özellikleri nelerdir?1- Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür. 2- Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür. 3- Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır.
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU *Tanzimat’tan sonra Edebiyatımızın iki ana çizgide yürüdüğü söylenebilir -Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem ve Hamit’in eserleriyle romantik edebiyat çizgisi. -Nabizade Nazım, Sami Paşazade Sezai ve Hüseyin Rahmi’nin eserleriyle realist edebiyat çizgisi. *Bu iki ana çizgi, Servet-i Fünun Edebiyatı döneminde birbirine yaklaşmışsa da II. Meşrutiyet döneminde yeniden ayrışmaya uğramıştır. *Romantik çizgi, Fecr-i Ati yıllarında Ahmet Haşim’de ve Yahya Kemal’de devam etmiş; gerçekçi çizgi ise Mehmet Emin Yurdakul, Mehmet Akif Ersoy, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Refik Halit Karay’ın eserlerinde yeniden ortaya çıkmıştır. *Bu iki çizgi Cumhuriyet döneminde, şiir, hikâye, roman ve tiyatroda çeşitli değişmelere uğrayarak kendini gösterir. *** *Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatını incelerken Türk toplumunun yaşadığı tarihi olayları yakından takip etmek gerekir. *Cumhuriyet edebiyatının temelini Milli Mücadele, yeni kurulan devlet ve yapılan inkılaplar oluşturmuştur. *“Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı” terimini, başlangıcı ve sonu belli bir edebiyat dönemi olarak düşünemeyiz. *Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının oluşumunda, Cumhuriyet’in ilânından sonra gerçekleştirilen büyük siyasî, toplumsal ve kültürel değişimin önemli bir rolü vardır. *Bunun yanında önceki edebiyat dönemlerinden de şekil, dil ve fikir bakımından bazı özellikler devralmıştır. *Milliyetçilik akımı, Türkçenin sadeleştirilmesi, edebiyatın konu olarak İstanbul dışına yani Anadolu’ya kaymaya başlaması, cumhuriyet edebiyatının oluşumunda etkilidir. *Yeni devletin kuruluşundan sonra özellikle Anadolu’ya, köylüye, Türk diline ve tarihine karşı duyulan büyük ilgi, edebiyatın ana çizgisini oluşturmuştur. *Aydınlarımız, devlet adamlarımız ve yazarlarımız tarihimizde artık yeni bir dönemin başlatılması gereğine inanmışlardır. *Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmek için her alanda köklü değişiklikler yapılır. *Çağ dışı kalmış kurumların yerine çağa uygun yeni kurumlar oluşturulur. *Dil ve tarih alanlarındaki dağınık çalışmalar örgütlenip kurumsallaştırılır. *Özellikle Atatürk’ün kurduğu ve büyük bir önem verdiği Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu yaptığı çalışmalarla edebiyatın yönünü belirlemiştir. *Her biri başlı başına bir devrim niteliği taşıyan büyük yapısal değişmeler; toplumda İslâmcı ve Osmanlıcı görüşlerin büyük ölçüde önünü keser, mistik ve tasavvufî eğilimlere de büyük ölçüde set çeker, birçok aydın ve yazarın dünyaya bakış tarzında değişimlere yol açar. *Toplumun çehresini değiştiren yeni oluşumlar, sanat ve edebiyatımızı da derinden etkiler. *Cumhuriyetin kuruluşundan sonra daha önceki milli edebiyat akımının da etkisiyle edebiyatımızda yerli ve toplumsal konular ağırlık kazanır. *Batı’nın özellikle Fransız edebiyatının etkisiyle, kişisel konularda yazanlar da vardır. *Milli Edebiyatçılar, Bağımsızlar ve Beş Hececiler, bu dönemde eser vermeye devam ederler. *Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar. *Anadolu halkı, edebiyatın başlıca malzemesini oluşturur. *İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan yeni dünya görüşleri, sanat anlayışımızda köklü değişiklikler yapar. *Hikâye, roman ve tiyatro eserlerinde "yurt" ve "köy" sorunlarına yönelim başlar. *1940 yılında köylere öğretmen ve sağlık personeli yetiştirmek amacıyla kurulan "Köy Enstitüleri", köy kökenli yazar ve ozan kuşağı oluşturmuştur. *Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar gelen süreçte, sosyal yapıdaki çeşitlilik; sanatçıların düşüncelerini, kalıba, kurala bağlı olmadan yansıtmasına olanak tanımıştır.
Edebiyat ve felsefe ilişkisini daha önce incelemiştik. Edebiyat kültürü eserler aracılığıyla aktarır ve hayatı yansıtır. Bir toplum edebi eserlerinde kendini anlatır. Dönemin zihniyetini, düşüncelerini, yaşayışını anlamak için özellikle art zamanlı incelemelerde edebi eserlere bakılır. Biz de içinde bulunduğumuz cumhuriyet döneminin oluşumunu anlamak için cumhuriyet edebiyatına edebiyatının binlerce yıllık tarihinde birçok dönemi vardır. İslamiyet öncesi, İslamiyet sonrası, batı etkisindeki Türk edebiyatı olarak özetlenebilecek dönemler cumhuriyet edebiyatı ile en güncel haline ulaşır. Cumhuriyet edebiyatı Atatürk ilke ve inkılaplarıyla özdeşleştiği için bu konuyu önceden araştırmanızı dönemi Türk edebiyatı 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti süresince gerçekleşen Türk edebiyatını kapsar. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının oluşumunu anlamak için kısaca yakın tarihimize göz atmalıyız. 19. Yüzyıl sonunda Osmanlı Devleti diğer devletlerin iç işlerine karışmasıyla mücadele etmekteydi. Etnik unsurların isyanları güç kaybına neden oldu. Balkanlardaki uluslar isyan ederek bağımsızlık hükumete gelen İttihat ve Terakki yönetimi kaybedilen yerleri kazanmak ve tarihteki başarıları canlandırmak için Birinci Dünya Savaşı’na katıldı. Her yönde harekata başlayan Osmanlı ordusu mağlup olarak mevcut topraklarını da kaybetmeye başladı. İngiliz ve Rus kuvvetleri Anadolu’nun içlerini tehdit eder konuma üstünlüklerini kullanarak Osmanlı’nın kadim eyaletlerini ele geçirdiler. Osmanlı yenilgiyi kabul etti. Savaş sonrasında yenilenlerin topraklarına dokunulmayacağına dair karar alınmasına rağmen Osmanlı devletini parçaladılar. Osmanlılara da Ankara ve Kastamonu arasında küçük bir alan halkı bu haksızlığı kabul etmedi. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Atatürk halkı örgütledi ve haksızlığa karşı savaşmaya başladılar. Vatanın üstüne kara bulutlar gibi çöken düşmanları dağıttılar. Günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Bu cumhuriyet dünya devletlerince tanındı ve saygın bir yer edindi. Yeni cumhuriyet dünya toplumuna ayak uydurmak, teknolojiyi takip etmek ve çağdaşlaşmak için topyekün bir atılıma girişti. Her alanda yenilikler ve batılılaşma çabası dönemi sanatı ve Türk edebiyatı zorluklarla kurulan cumhuriyeti ve cumhuriyetin çağdaşlaşma çabasını anlattı. Ülkeyi kalkındırmak, hukuki ve toplumsal gelişme sağlamak temel hedefti. Yazarlar halkın bu dönemdeki sıkıntılarını, batılılaşma çalışmasını, geri kalmışlığı, ilerleme çabasını yazdılar. Cumhuriyetin kuruluşunu, ayakta kalma savaşını, toplumun değişimini ve halen süren batılılaşma serüvenini anlattılar. İçinde bulunduğu dönemi anlatan edebiyata da cumhuriyet edebiyatı Halini İzleyebilirsiniz About The philosophy essays since 2013. Editor Doğuhan M. YucelDMY in philosophy&linguistics in philosophy&linguistics. Phd candidate.
cumhuriyet dönemi türk edebiyatı oluşumu