🪔 Yaprak Döker Bir Yanımız Bir Yanımız Bahar Bahçe Hikayesi

ALvLZ. Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe Eskidendi falan dökmek hikaye. Hele bahar bahçe, o hiç değil. Düşünsene, yüzün gülüyor falan insanlar sanıyor ki mutlusun. Yok artık! Mutluluk yanımızdan geçti de biz mi görmedik? Güldürme Allah aşkına. Sahi ya neydi mutluluk? Bir şaşkınlık mıydı yoksa bir korku mu? Yoksa bir sevinç mi? Niye bana soruyorsun deme. Ne bileyim yani sanki mutluluk kapımıza uğradı da; "İçeri girsen de bir çay içsek" mi demedik? Boşver, mutlu olma çünkü mutluluk uzun sürmüyor emin ol. Bir filmin fragmanı gibi. Filmden önce çıkıyor işte bir üç dakika izliyorsun falan sonra fragman bitiyor. Yeniden bekleyiş başlıyor işte. Bakıyorsun bir ay geçmiş, film vizyona falan girmiş ama sen giremiyorsun. Bil bakalım ne eksik? Tabi ki biletimiz! Bizde mutluluğa imkan var mıydı da biletimizi alıp filme girmedik. Anlayacağın fragmanı izledik kaldık, öylesine mutluluğun ucundan bir tadına baktık. Bu yani daha fazla şey beklemeye gerek yok. Neyse, ben daha fazla konuşup yormayayım seni. Anlayacağın; ne bir yanımız bahar bahçe oldu, ne de bir yanımız yaprak döktü. Hep solduk biz. Ne zaman gürleşmeye başlasak, göğe doğru uzanak da kökümüzden koparıp attılar. Ne yaprak döktük, ne de baharı gördük. Sadece rüyalarda ve sonu olmayan hayaller ülkesinde... Huzeyfe Tarık Yaman Bu blogdaki popüler yayınlar La Tahzen İnnellaha Meana Acıyan yaralar var geçmez Derdim bende saklı bi çare bilmez Beyaz bi örtü attılar kaderime Ağlarken, Seccadem konuştu benimle; Kaderin tozunu yuttuk biz Kelimeler izah edemez Biz ağladık hıçkırıklarla Sonra bir ayet yankılandı kulağımda "La tahzen innellahe meana " Sükut ettik ömrümüze Bir musalla taşı bakıyor bize Sayıyor zamanı ince ince Bu ecel törpüsünde Murat ERCAN Ya Baki Entel Baki Gecenin karanlığı sardı dört bir yanımı Ecel teri bastı ağlayan yaramı Bir zırh yaptım Kur'an kokulu Miğferi Yusuf, göğsü Muhammet dolu Vakti Seher geldi çattı yüreğime Kimse bilmedi, bir ses getirdi kendime Melekler şahidim olsun bir tek kelime "Ya bâki entel bâki" yeter bize Murat ERCAN İbrahim Uysal Yazı Arşivi 19 Haziran 2020 / 2075 Okunma BİR YANIMIZ YAPRAK DÖKER/BAHAR BAHÇE Ne çelişkili bir başlık. Normal bir ruh hali olmasa gerek. Sözler ünlü Ozan Hasan Hüseyin Korkmazgil'in. -Bir Cumhuriyet nesli. Ay, gün, saat belli olmasa da Sivas'ın Gürün kasabasında doğmuş, bir kasaba delikanlısı. Her şey görünüyor değil mi? Değil. Hem de hiç bu evrende "Coğrafya insanın kaderidir." -Kim söylüyor 1300'ün ortalarında Kuzey Afrika/Tunus'da doğmuş, 1400'leri görmüş, varlıklı ve asil bir ailenin oğlu ne yapmıştır, Modern Historiyografinintarih yazıcısı, Sosyolojinin ve İktisadın öncülerinden, 14. yüzyıl düşünürü, devlet adamı ve Hüseyin Korkmazgil? Sivas'ın Gürün ilçesinde 1927'de doğar, Adana Erkek Lisesi'ni 1948'de, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nü 1950'de bitirir. Öğretmenliğe Göksun'da başlar. Siyasi düşüncesinden dolayı öğretmenlikten atılır, tutuklanır, hüküm ve parasızdır. Tek bildiği şey okumuş-yazmışlığıdır, bu yüzden de 1955-1960 yılları arasında Gürün ve Sivas'ta elinden gelen arzuhalcilik, tabelacılık ve portre ressamlığı yapar. Ama yaşam acımasızdır. Aslanı, kediye boğdurur. Evine ekmek götürmek için inşaat işçiliği de yandan da şu dizeler dökülür kaleminden. -"Öyle bir yerdeyim ki" diye şaşkınlığını ve isyanını gösterir. Ve şairliğin erdemi ve duygusallığı ile, "Yaprak döker bir yanımız/ Bir yanımız bahar bahçe".-14 yüzyıldan yaşayan İbn-i Haldun yaşamın erdemini ve keyfini yaşarken, altı yüzyıl sonra 20 yüzyılda yaşamış Hasan Hüseyin siyasi aymazlığın ve toplumsal duyarsızlığın ürünü acı ve kederini bu yüzden "Coğrafya, Ülkelerin de, insanların da kaderidir".-Tarihi acısı -tatlısı ile yaşamak insan olarak güzel bir şeydir. Tarihe tanıklık etmek muhteşem bir yıl olmuş 2020, 21 yüzyılın ilk çeyregi ve Dünyayı ve Ülkeyi bir COVID-19 Pandemisi sarmış, insanı ve insanlığı hallaç pamuğu gibi hasret kalmış deniz kıyılarında yunuslar, balıklar dans ediyorlar. Kuşlar özgürlüklerinin zirvesinde söylüyorlar gelişmiş-medeni ülkeler yurttaşları için için çırpınırken, bazı ülkeler bazı yandaşlarının talanlarına göz yummakla bir kızılderili özlü sözü vardır ya, "Dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık." diye. Bunun bile farkında değiliz yüzyıllar gelişmiş ülkeler, "ak akçe, kara gün içindir" diye biriktirdikleri "karagün akçeleri"ni, Korkonavirüsün habire mutasyonEvrim diyemiyorlar geçirdiği bir dönemde, halkı için ise malûm, banka hesap numaraları verilerek insani duygu ve düşüncelerimizi de seçtiğiniz bazı siyasi çıkar da, şu karagün dostu Kızılayın topladığı bazı yardımlardan bile komisyon alan yandaş şirket ve derneklere "opp , ne yapıyorsunuz " der. Ama nerede? Kim diyecek. Hani bir türkü var ya. "Alemin keyfi yerinde, yine maşallah" diye. Bizim halkın adına hesap sorması gereken siyasilerin de keyfi yerinde, "yine maşallah!.. "-Sanal ortama, muhalif internet gazete ve sayfalarda gözüme çarpıyor, maden için kesilmedik orman, talan edilmedik dağ, kirletilmedik nehir ve toprak kalmamış iktidar genel yönetimler de, muhalefette yerel de bir eli yağda bir eli balda, maşallah!.. Keyiflerine diyecek siyasileri mallarını mülklerini siyasete kurban ederken, yeni dönem bundan baya ders almış ki, yedi sülalesine "el üstünden" kurbanlar gel de huysuzlaşma, huzursuzlanma. Hasan Hüseyin gibi, gel de isyan etme "Dostum dostum güzel dostum/ Bu ne beter çizgidir bu/ Bu ne çıldırtan denge / Yaprak döker bir yanımız/ Bir yanımız bahar bahçe". Daha ne denilsin ki!.. -20 asırın en güzel yanı her şeyin bilimsel yapılması. Aydınlığın da, cehaletin de. Çünkü her ikisine de bir çıkar yol bulunmuş ve o yolda yol uyutulacak ise, "Uyu yavrum ninni uyutayım seni/ Ninnilerle minnilerle avutayım seni" Ne güzel. Ha, sıradan halk değil de "SAYIN DİNLEYİCİ" için de bir şeyler yapılması gerek ise ona da, meşrebine uygun olarak "Uyu Sayın dinleyici uyutayım seni/ Aranjmanla maranjmanla avutayım seni"-Bütün bunları gör, bütün bunlardan rahatın yerinde iken salak salak rahatsız ol. Eeee!...-EEEEee si yok. Bu kadar. Lafın tamamı aptala iyi uykular. HES'ler ile çağlayarak akan ırmaklar, ağaçlar, ormanlar kesilerek de öterek sizi rahatsız eden kuşlar yok edildi. Edilecek. GDO, NBŞ zararlı imiş, yalan, boş cambaz sirki kuruyorlar, sabah izleriz, en iyisi şimdi biz, Melike Demirağ'ın şarkısında ki gibi "Renkli menkli sinemaskop avutayım seni/ Seksi meksi filmlerle avutayım seni" şarkısını huşu içinde alemi yok. Biraz da laf dinlemek gerek. Eve ekmek götürcek para mı yok. Boş ver ya, pastacının önüne "askıdan pasta masası" açılmış!.. O yeter size!. “Silahlı güçler sınır dışına çekilsin” çağrısına dikkat kesilince...“Demokratik çözüm” vurgusuna kulak kesilince...Ellerin tetikten çekildiği günlerin yaklaştığını düşününce...30 yıllık kanlı sürecin sona erdiğini gördükçe...Bir yanım bahar bahçe oluyor.* * *Ama şunu da biliyorumTerör bitince, kan akmayınca, şiddet durunca...Farklılıklara tahammülsüzlüğün biteceğinin...Eleştiri hakkına saygının geçer akçe olacağının...İfade özgürlüğünün üzerinde en fazla titizlenen hak haline geleceğinin...Adaletin rövanş duygusuyla kirletilmeyeceğinin...Hasan Cemal’in yazabileceğinin...Bir garantisi yok...İşte bu nedenle yaprak döküyor bir yanım...Öcalan kimlere ne mesaj verdi?KÜRTLERE “Yıkılmadık, ayaktayız” “Beraber yürüyeceğiz bu yollarda” dedi, “Helalleşelim” “Size hepten düşman değiliz, iyi taraflarınızı alırız” “Militanları sınır dışına çek” KESİME “İslam bayrağı” vurgusu yaptı... İslam tarihine vakıf olduğunu hissettirdi...SOSYALİST SOLA Sınıf sözcüğüne yaptığı vurgularla “Ben de sizdenim” Dicle ile Fırat’ın, Sakarya ile Meriç’in dostu, Ağrı ve Cudi’nin, Kaçkar ve Erciyes’in dostu olduğunu söyleyerek bir selam sarkıttı. Hepsinden önemlisi “misak-ı milli” bile “Delilo” ile “Zeybek”i hısım yaparak verdi selamını...KARADENİZ’E “Halay” ile “Horon”u akraba yaparak verdi selamını...ENTELEKTÜELLERE “Paradigma” kelimesini yerli yerinde kullanarak “Anlarız bu işlerden” mesajını araya sıkıştırmış Mahsun edasıyla “Bütün halklar kardeştir, bu kavga ne diye?” Batı’nın iki yüzyıldır bizi bölüp parçaladığını söyleyerek antiemperyalistlerin ağzına da bir parmak bal “Yüce kadınlar” diyerek gönül ERDOĞAN’A Erdoğan’ın “Artık silahlar sussun, fikirler konuşsun” sözünü tekrarlayarak “Aynı kanaatteyiz” mesajı “Kurtuluş Savaşı’nda birlikte savaştık” dedi, “Çanakkale’de omuz omuza savaştık” dedi, “İlk Meclis’i birlikte kurduk” “Bizi bölemeyeceksiniz” dedi. Gerçekten HALKLARINA “Kalkın ve bir konferans düzenleyin” “Bin yıllık tarih” vurgusuyla “son Osmanlı” selamı “Ekoloji” falan demeyerek hiçbir mesaj da İslami marşlara el atabilirMesela... “Sordum Sarı Çiçeğe” ilahisinden, “Sordum Kızıl Yıldız”a diye bir marş “Yelkenler Biçilecek/Yelkenler Dikilecek” marşından, “Sınıflar çatışacak/Sınıflar ayaklanacak” marşı “Yolunda İslam’ın kardeşler olalım” marşından, “Yolunda sosyalizmin yoldaşlar olalım” marşı “Hak yol İslam yazacağız” marşından, “Tek yol sosyalizm yazacağız” marşı “Ay doğdu üzerimize” marşından, “Kızıl şafak söktü üzerimize” marşı için notlarDİYARBAKIR’a her gidenin Sur Belediye Başkanı ile röportaj yapıp, “Bir oğlu askerde/Bir oğlu dağda” başlıklı haber yapmasından ben fena halde şöyle bir söz söylemiş olabilir mi “Hasan Cemal’in fikirlerine katılmıyorum ama fikirlerini yazabilmesi için canımı bile veririm”.Bir şey değil de, bütün bu hengâme arasında “Laz Ziya olayı” nasıl da unutuluşun kollarına bırakılıverdi? Ünlüler, metrobüsle seyahat etmenin dikkat çekici olduğunu fark ettiler... İddia ediyorum Yakında “ünlüler metrobüste” haberleri fena halde artacak...“Başörtülü olduğum için zulümler gördüm” tarzı açıklamalardan vazgeçilse... Kıvam kaçınca mağduriyet yakınması da antipatik kralÜRDÜN Kralı Abdullah bir ay içinde şu iki şeyi yaptıBİR Anıtkabir’de gözlerinden iki damla yaş Başbakan Erdoğan’a “Demokrat değil” iki kere “ağırlaştırılmış müebbet” istemek için savcılar neyi bekliyor?Nevruz vs. NewrozNEVRUZ Türk’tür, Newroz Kürt...Nevruz uyarısız geçer, Newroz uyarılı kravatlı devletliler ateşten atlar, Newroz’da lastik Ergenekon’dan çıkışı, Newroz Demirci Kawa’nın direnişini sembolize yumuşaktır, Newroz tekindir, Newroz dev mitingler çıkmaz, Newroz’dan kitlesellik Ankara’nındır, Newroz Diyarbakır’ın...Nevruz hıdrellez’e hısımdır, Newroz’un akrabası resmidir, bu gidişle Newroz da galiba resmileşecek. COŞAR TOSUN01 AĞUSTOS 2021 , PAZAR 1531Abone olYaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçeBir fotoğrafa ne kadar uzun bakılırsa o kadar uzun baktım... Doğa karşısında ne kadar çaresiz olduğumuzu bir kez daha gördük. Çocuklarımıza güze bir dünya bırakmak için elimizden geleni yapıyor muyuz? Bu soruyu herkesin kendine sorması lazım.

yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe hikayesi