🧧 Asliye Ceza Mahkemesi Temyiz Süresi

Temyizistemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar. 2577sayılı Yasanın 13. maddesinde, tam yargı davasının açılabilmesi için gereken koşullar, somut olayda, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile ortaya çıktığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 13. maddesinde belirtilen 1 yıllık sürenin hesaplanmasında da, Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin ZAMANAŞIMISÜRESİNİN HESAPLANMASI Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.07.2005 gün ve 1039-677 sayılı hüküm, katılan vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 20.02.2007 gün ve 1241-2008 sayı ile; Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2007 gün ve 239-393 sayılı direnme hükmünün BOZULMASINA, NitekimAnayasa Mahkemesi bu konuyu inceleyerek süre tutum dilekçesi verilmiş olsa dahi gerekçeli kararın tebliğini takiben istinaf nedenlerinin dilekçeyle mahkemeye bildirilmemesinde ihlal olmadığı sonucuna ulaşmıştır (B. No: 2017/29989, 19/04/2018). Süre tutum dilekçesi-istinaf-ceza mahkemesi BölgeAdliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlar ile hakem kararlarının iptali üzerine uygulanan kararlara karşı temyiz süresi olarak "2 891 Adres Araştırma Ara Karar Asliye Hukuk avukat Beyan Beyan dilekçesi Bilirkişi Bilirkişi Raporu borca itiraz Cevap Cevap Dilekçesi Ceza Davası Dava Dilekçe dilekçe örnekleri Dİlekçe Örneği Fatura Fek Haciz Talimatı Hasar icra takibi ilamsız takip iş sözleşmesi karşılıksız çek Kaza Kötüniyet Maaş Haczi Mahkeme Cezadavalarında temyiz süresi hükmün verildiği tarihten itibaren onbeş gündür. Karar ilgililerin yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar. İLGİLİ KANUN MADDESİ. CMK Temyiz istemi ve süresi . Madde 291 – (1) Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir Şüphelihakkında açılan dava sonucu Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı “dolandırıcılık” suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve adli para cezasına çarptırdı. Uyuşturucu baronu savcı tutuklandı. Karara yapılan itiraz üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Diyelimki icra ceza mahkemesine taahhüdü ihlal davası açtık, sanık borcunu ödemediği halde asgari ücret altında olduğu için ceza almadığından mahke Asliye hukuk mahkemesi temyiz süresi 2 hafta, sulh hukuk 8 gün, İcra Hukuk 10 gün, İş Mahkemesi 10 gün, ceza mahkemeleri ise 7 gündür. Gönderen Özgün. Bunu E-postayla GAdGR. ÖZET;➡️ Davacının TTK 757. maddesine göre hamilin yerleşim yeri olan yetkili … Mahkemelerinde davayı açmış olduğu görülmekle, kesin yetki kuralı re’sen gözetilerek yetkisizlik kararı tarihinden önce tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/I-s. maddesi, poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin çek yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, aynı Kanunun 757/I. maddesi ve tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK’nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali isteminde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunun 757/1. maddesinde iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği, 759/1. maddesinde ise poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebileceği hususu olayda davacı vekilinin, iptali istenen çekin davacının elinde iken zayi olduğunu beyan etmesine ve talepte bulunanın yerleşim yerinin de …/ … olmasına göre, uyuşmazlığın … Hukuk ticaret mahkemesi sıfatıyla Mahkemesince görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. Çek İptali Davası Emsal Yargıtay Kararları Karar İçeriği Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/10196 E. , 2021/13170 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ Ticaret MahkemesiKıymetli evrakın iptali istemine ilişkin olarak açılan davada … Hukuk Mahkemesi ve … Batı Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü– K A R A R –Dava, kıymetli evrakın kaybı nedeni ile iptaline istemine ilişkindir.… Hukuk ticaret mahkemesi sıfatıyla Mahkemesince, talebin çekişmesiz yargı işi olan zıyaı nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olduğu, çekişmesiz yargı işlerinde yetkinin kesin nitelikte olduğu, zıyaı halinde borçlunun yerleşim yerindeki Asliye Ticaret mahkemesinden talepte bulunulacağı, borçlunun yerleşim yerinin Cumhuriyet mahallesi, … caddesi, No15 İç kapı No4 … / … olduğu ve mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine , HMK 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakip iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli … Batı Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.… Batı Asliye Ticaret Mahkemesince, davacının talebinin dayanağı TTK’nın 757 vd. Maddeleri olup iradesi dışında çek/bono elinden çıkan kimse, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesine müracaatla davayı açabilir. Somut uyuşmazlıkta, davacının çeki kaybeden hamilin yerleşim yeri adresi …/… olarak istenen çek yönünden muhatab bankanın da … Bankası … … Şubesi olması karşısında, ödeme yerinin de burası olacağı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın, davacının TTK 757. maddesine göre hamilin yerleşim yeri olan yetkili … Mahkemelerinde davayı açmış olduğu görülmekle, kesin yetki kuralı re’sen gözetilerek yetkisizlik kararı tarihinden önce tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/I-s. maddesi, poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin çek yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, aynı Kanunun 757/I. maddesi ve tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK’nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali isteminde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 757/1. maddesinde iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği, 759/1. maddesinde ise poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebileceği hususu olayda davacı vekilinin, iptali istenen çekin davacının elinde iken zayi olduğunu beyan etmesine ve talepte bulunanın yerleşim yerinin de …/ … olmasına göre, uyuşmazlığın … Hukuk ticaret mahkemesi sıfatıyla Mahkemesince görülüp, sonuçlandırılması açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince … Hukuk ticaret mahkemesi sıfatıyla Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 15/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi ÖZET;➡️ Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, zayi nedeniyle çek iptali davasının, işin niteliği ve meydana getireceği hukuki sonuçları itibariyle bu tür davayı açma yetkisinin hamile ait olduğu, keşidecinin bu yasal yükümlere dayanarak çek iptal davası açma hakkının bulunmadığı… Karar İçeriği Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/5203 E. , 2019/1679 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAHasımsız olarak görülen davada … … 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/03/2016 tarih ve 2015/1308-2016/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldüDavacı vekili, dava konusu … şubesi muhataplı, 1990 yıllarına ait 11 adet çek yapraklarının hiç kullanılmadığı ve bankaya ibraz edilmediğini, söz konusu çeklerle ilgili dava dışı bankanın ödeme talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin zarara uğramaması için dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini talep tüm dosya kapsamına göre, zayi nedeniyle çek iptali davasının, işin niteliği ve meydana getireceği hukuki sonuçları itibariyle bu tür davayı açma yetkisinin hamile ait olduğu, keşidecinin bu yasal yükümlere dayanarak çek iptal davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar davacı vekili temyiz dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye …,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi ÖZET;➡️ Davaya konu çeklerin henüz şubeye ibraz edilmemiş bedellerinin ödenmemiş olduğunun bildirildiği, boş çek yapraklarının kıymetli evrak vasfını taşımadığı, bu nedenle zayi nedeni ile iptal davasına konu edilemeyeceği, çekin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının lehdar ve hamile tanınmış bir hak olduğu, keşidecinin bu yasal hükümlere dayanarak iptal davası açma hakkı bulunmadığı, somut durumda davaya konu kılınabilecek çekin çek vasfını kazandıktan sonra rıza hilafına elden çıkan çek olması gerektiği, bu hali ile davanın açılması şartının oluşmadığı, davacının dava açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı… Karar İçeriği Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/9861 E. , 2018/3112 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİHasımsız olarak görülen davada … …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2016 tarih ve 2015/258-2016/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldüDavacı, müşterisi bulunduğu … Şekerbank Şubesinin 17102552 müşteri hesap numarasına ait çek karnesinden, çok sayıda çeki kaybettiğini, çeklerin tanımadığı kişiler tarafından piyasaya sürülme ihtimali olduğunu ileri sürerek çeklerin iptaline karar verilmesini talep tüm dosya kapsamına göre, Şekerbank’a yazılan müzekkereye verilen cevapta davaya konu çeklerin henüz şubeye ibraz edilmemiş bedellerinin ödenmemiş olduğunun bildirildiği, boş çek yapraklarının kıymetli evrak vasfını taşımadığı, bu nedenle zayi nedeni ile iptal davasına konu edilemeyeceği, çekin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının lehdar ve hamile tanınmış bir hak olduğu, keşidecinin bu yasal hükümlere dayanarak iptal davası açma hakkı bulunmadığı, somut durumda davaya konu kılınabilecek çekin çek vasfını kazandıktan sonra rıza hilafına elden çıkan çek olması gerektiği, bu hali ile davanın açılması şartının oluşmadığı, davacının dava açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı, hukuki menfaatin dava şartı olduğu, dava şartının varlığı veya yokluğunun mahkemece re’sen araştırılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar davacı temyiz dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, …/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Türk Hukukunda İstinaf ve Temyiz Süreleri Nelerdir? 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda uzun yıllar önce getirilen, ancak bir türlü hayata geçmeyen istinafa ilişkin düzenlemeler; Bölge Adliye Mahkemelerinin kurularak tarihinde faaliyete başlamasıyla uygulanmaya başlamıştır. Aşağıda mahkemelerin istinaf ve temyiz sürelerini gösterir liste, özel hükümler saklı kalmak kaydı ile Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başlaması ile birlikte uygulanacak olan istinaf ve temyiz süreleridir. 20/07/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 361. maddesinde “bir ay” olarak belirlenen temyiz süresi “iki hafta” olarak değiştirilmiştir. 20/07/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle; 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 291. maddesi birinci fıkrasında yer alan “yedi” gün temyiz süresi “on beş” olarak değiştirilmiştir. Hukuk Mahkemelerinde İstinaf Süresi – Hukuk Mahkemelerinde Temyiz Süresi Asliye Hukuk Mahkemesi – Asliye Ticaret Mahkemesi – Tüketici Mahkemesi – Aile Mahkemesi – Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi İstinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta. İstinafa cevap süresi 2 hafta. Temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta. Temyize cevap süresi 2 hafta. . İş Mahkemesi 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 7. maddesi ile önceden tefhimden itibaren 8 gün olarak belirlenmiş olan istinaf ve temyiz süresi düzenlenerek tebliğden itibaren başlamak üzere 6100 Sayılı HMK’da kanun yollarına ilişkin belirlenen 2 haftalık süre benimsenmiştir. Böylece uygulamada iş mahkemesi kararlarında yaşanan tefhim-tebliğ karışıklığına son verilmiştir. İş mahkemesinde istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta. İstinafa cevap süresi 2 hafta. İş mahkemesinde temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta. Temyize cevap süresi 2 hafta. . Sulh Hukuk Mahkemesi Sulh hukuk mahkemesinde istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta. İstinafa cevap süresi 2 hafta. Sulh hukuk mahkemesinde temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta. Temyize cevap süresi 2 hafta. . İcra Mahkemesi Hukuk İcra hukuk mahkemesinde istinaf süresi kararın tefhimi ya da tebliğinden itibaren 10 gün. İİK İcra hukuk mahkemesinde temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta. Temyize cevap süresi 2 hafta. . Ceza Mahkemelerinde İstinaf Süresi – Ceza Mahkemelerinde Temyiz Süresi Sulh Ceza Mahkemesi – Asliye Ceza Mahkemesi – Ağır Ceza Mahkemesi – Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi Ceza mahkemelerinde istinaf süresi kararın tefhimi ya da tebliğinden itibaren 7 gün. Ceza mahkemelerinde temyiz süresi kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren 15 gün. Temyize cevap süresi 15 gün. . İcra Ceza Mahkemesi İcra ceza mahkemesinde itiraz süresi kararın tefhimi ya da tebliğinden itibaren 7 gün. . Temyiz süresinin kararda yanlış gösterilmesi İstinaf süresinin kararda yanlış gösterilmesi . Hukuk Muhakemeleri Kanunu “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/ç maddesi uyarınca mahkeme hükmü varsa kanun yolları ve süresi içermelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/19-779 E. 2013/355 K. No’lu kararında “temyiz süresinin hakim tarafından değiştirilmesinin imkanı bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararında sürenin iki hafta olarak gösterilmesinin 8 günlük süreyi uzatmayacağı” şeklinde karar vermiştir. Bu noktada Hukuk Genel Kurulunun yorumu, kararda kanun yollarına ilişkin sürenin yanlış gösterilmesinin lehine olan tarafa usuli bir hak kazandırmayacağı yönünde olmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise Tarih, 2016/21528 E. 2016/19779 K. sayılı kararında “temyiz süresinin yanlış gösterilmesi karşısında hak arama hürriyetinin korunması amacıyla kanunda belirtilen süreden sonra, ancak kararda yazılı süre içerisinde yapılan temyizin geçerli ve süresinde kabul edilmesi” gerektiği şeklinde Hukuk Genel Kurulu görüşünün tersi yönde bir karar vermiştir. İstinaf ve Temyizde Kesinlik Sınırı ve Parasal Sınır Nedir? Hukuk mahkemelerince verilmiş olan kararlara karşı kanun yollarına karşı başvuru bir takım şartlara tabidir. Bir karara karşı kanun yoluna başvurulabilmesi için bu kararın kesin karar olmaması, yani üst mahkemeye başvuru kanun yolunun açık olması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK ve istinaf mahkemelerinin görev alanına tabi işlerle; ilk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulur. İstisnalar dışında Bölge Adliye Mahkemelerinin vermiş olduğu kararlara karşı ise kanun yollarının açık olması halinde temyiz kanun yoluna başvurulur. İstinaf başvuru sınırı nedir? Hukuk Muhakemeleri Kanuna göre her yıl için belirlenen kesinlik sınırının altında olan ve konusu para ile ölçülebilen davalarda; 2022 yılı için istinaf kanun yolu sınırı TL olarak belirlenmiştir. İş Mahkemeleri, Asliye Hukuk, Aile, Tüketici, Sulh Hukuk ve Kadastro Mahkemelerinin 2022 yılı içerisinde vermiş oldukları TL altındaki kararları kesindir. İcra Hukuk Mahkemeleri açısından ise istinaf kanun yoluna başvuru parasal sınırı TL olarak belirlenmiştir. Temyiz başvuru sınırı nedir? İstinaf başvurusunda bir parasal sınır olduğu gibi Yargıtay’a yapılacak temyiz başvurularında da her yıl güncellenen bir parasal sınır bulunmaktadır. 2022 yılı içerisinde Hukuk Mahkemelerince verilmiş olan kararlara karşı temyiz başvuru sınırı TL olarak belirlenmiştir. Kesinlik, istinaf ve temyiz kanun yolları için parasal sınır değerlendirilirken davada kabul veya reddedilen miktar değil, davaya konu edilen malvarlığı değerinin tamamı dikkate alınır. İstinaf ve temyizde parasal sınır tespit edilirken her ne kadar harç konusunda kanuni düzenleme tersi olsa da gerekçeli kararın yazıldığı veya taraflara ulaştığı tarih değil, hükmün verildiği tarih dikkate alınır. Karşılık dava veya birleşen dava şeklinde yürüyen işlerde, istinaf ve temyiz sınırı her bir dava için ayrı ayrı belirlenir. İstikrar kazanmış Yargıtay kararlarına göre; ihtilaf konusu alacağın bir kısmının davaya konu edilmiş olması halinde, yani kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1696 E. 2021/2541 K. HMK 362/1-a maddesi ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin miktar veya değeri kırkbin Türk Lirasını bu tutar dâhil geçmeyen davalara ilişkin kararları verildiği anda kesin olup, temyiz edilemez. HMK’nın ek 1. madde gereğince bu miktar 2017 ve sonrası yıllarda her yıl yeniden değerlendirme oranında artırılacaktır. Bu hükümlere göre hesaplama yapıldığında Bölge Adliye Mahkemesi kararları yönünden 2020 yılı için temyiz kesinlik sınırı TL’dir. Yukarıda sözü edilen kurallar ve yapılan açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda TL’nin iflas masasına kayıt ve kabulü talep edilmiş, ilk derece mahkemesince TL’nin kayıt ve kabulüne karar verilmiş, reddedilen TL yönünden davacı istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince isitinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Bu durumda temyiz başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen TL için yapılmış olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihine göre temyiz eden yönünden kesinlik sınırı altında kalmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/8702 E. 2021/13537 K. 6763 sayılı yasa ile 6100 sayılı HMK’na eklenen geçici 1. madde uyarınca, aynı Kanunun 362. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01/01/2021 tarihinden itibaren TL’ye çıkartılmıştır. İstinaf incelemesi sonucunda verilen hüküm, karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. HMK’nın 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca, kesin olan kararlar hakkında Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/12409 E. 2021/16525 K. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı – tarihleri arasında TL; tarihi sonrası için TL; sonrası için TL ve tarihi sonrası için TL; tarihi sonrası için TL, tarihi arası için TL, sonrası için TL’dir. Somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığından, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle REDDİNE, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, gününde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2020/2181 E. 2021/8193 K. Somut olayda, çekişme konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla keşfen saptanan değeri olan TL’den, davası kabul edilen ve davalı tarafından temyiz konusu yapılan davacılar …, …, … ve …’ün 1/16’şar miras payına ayrı ayrı isabet eden TL’nin, 2020 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceği açıktır. Yukarıda açıklanan nedenden ötürü temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan eldeki dava yönünden davalının temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, alınan peşin harcın istek halinde iadesine, tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. Av. Burak Eğri İstanbul'da fanatik bir taraftarın yaptıkları eşini gözünden etti. Fanatik Fenerbahçeli olan Kazım Ergen isimli şahıs futbol takımının oynadığı maç sonrasında sinirlendi. İstanbul'da gittiği karşılaşma sonrasında eve gelen Ergen, aldığı alkolün de etkisiyle terlik fırlatarak eşinin görme kaybına neden oldu. Ergen'e verilen 5 yıl hapis cezası Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı. İşte detaylar... . İstanbul'da fanatik bir taraftarın yaptıkları eşini gözünden etti. İstanbul'da yaşayan Kazım Ergen, fanatiği olduğu Fenerbahçe'nin müsabakalarından hiçbirini kaçırmıyordu. Ergen, 16 Aralık 2007'de Gençlerbirliği - Fenerbahçe arasında oynanan ve Fenerbahçe'nin 2- 1'lik galibiyeti ile sonuçlanan maçta kazandıklarına sevinmeden futbolcuların oyununa kızdı. TERLİĞİ EŞİNE FIRLATTI Maçın ardından eve giden ve evde alkol alan Ergen, eşi Melek Ergen'in kendisiyle de ilgilenmediği gerekçesiyle tartışma çıkardı. Eşi Melek Ergen ile tartışmaya başlayan Kazım Ergen, tartışmanın bir süre sonra büyümesiyle ayağında bulunan terliği eşi Melek Ergen'e fırlattı. Kazım Ergen'in fırlattığı terlik, Melek Ergen'in yüzüne isabet etti. GÖRME KAYBI Melek Ergen, yüzüne isabet eden terlik sonrasında yaralanarak hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı. Melek Ergen'in gözünde, terliğin isabeti sonucunda görme kaybı meydana geldi. Bunun üzerine, Kazım Ergen'e, eşi Melek Ergen'e yönelik 'kasten yaralama' suçunu işlediği gerekçesiyle dava açıldı. Soruşturma aşamasında, tedavi sonrasında olayla ilgili olarak İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor da yerini aldı. Raporda, Melek Ergen'in, yüzünden, yaşamsal tehlike oluşturmaksızın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığına yer verildi. İLK DERECE 6 YIL 8 AY MAHKUMİYET VERDİ İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinde olayla ilgili olarak açılan davada Kazım Ergen, eşine yönelik olarak gerçekleştirdiği 'Kasten yaralama' suçundan yargılandı. Mahkeme heyeti, 'kasten yaralama' suçunu eşine yönelik işlediği gerekçesiyle Kazım Ergen'e 6 yıl 8 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. İSTİNAF CEZAYI DÜŞÜRDÜ VE 5 YIL HAPİS CEZASINA HÜKMETTİ İlk derece mahkemesinin kararına itiraz edildi ve dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gitti. Daire, ek savunma verilmemiş olması gerekçesiyle dosya hakkında duruşma açtı. Daire, 'kasten yaralama' suçundan mahkumiyet alan Kazım Ergen hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verdi. Kararda ayrıca, Kazım Ergen'in eşine yönelik gerçekleştirdiği 'kasten yaralama' suçu dolayısıyla 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. DOSYA YARGITAY'A GİTTİ Bunun üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin kararıyla ilgili olarak temyiz isteminde bulunuldu. Sabah'ın haberine göre temyiz istemi sonrasında dosya Yargıtay 1. Ceza Dairesine geldi. Daire heyeti, dosyayla ilgili olarak temyiz incelemesini tamamladı. Dairenin kararında, ilk derece mahkemesince Türk Ceza Kanunu'nun TCK ilgili maddesi gereği ek savunma verilmemiş olması gerekçe gösterilerek, istinaf mahkemesince duruşma açıldığından bahsedildi. ALEYHE TEMYİZ OLMADIĞINDAN 'HAKSIZ TAHRİK' BOZMA NEDENİ YAPILMADI ve ONANDI Kararda, koşulları oluşmadığı halde ve gerekçesi gösterilmeden sanık hakkında TCK'nın ilgili maddesi gereğince 'haksız tahrik indirimi' yapılmasının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığına yer verildi. Daire heyeti, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin verdiği kararı hukuka uygun bularak, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verdi. YARGITAY CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA SUNULMAK ÜZEREADANA ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NEGÖNDERİLMEK ÜZEREKIZILTEPE NÖBETÇİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİ NEDosya No …../……… EKarar No …./.. EDENSANIK ………………………………………….. ……..DAVACI Adana Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ Av. ……….ÖZCAN –KATILAN Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme KurumuVEKİLİ Av. …………….TEBLİĞ TARİHİ ..KONU Adana Asliye Ceza Mahkemesi tarihli ../.. E , ../…… K. Sy kararının BOZULMASI Adana Asliye Ceza Mahkemesi ……/…. E , ……./……….. K. tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar, öncelikle eksik bilgilendirme nedeniyle savunma hakkı kısıtlandığı ve yetersiz, eksik inceleme ve gerekçeden yoksun olduğundan hukuka yapan mahkemenin karar verirken öncelikle sanığın söz konusu suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delillerin olması ve sanığa masumiyetini ispatlama konusundaki taleplerini dikkate alması yani savunma hakkının kısıtlanmadan Adil yargılanma imkanının sağlanması gerekir. Yargılamayı yapan yerel mahkeme, söz konusu suçun işlendiğine yönelik en önemli husus olan taşıdığı eşyanın kaçak olup olmadığını bilip bilmediğini araştırmadan, bu konuda yeterli ve şüpheden uzak bir kanaate varmadan ceza hükmü kurmuştur. Bu anlamda ilk derece mahkemesinin yeterli inceleme yapmadan vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğu kanaatiyle, kararı temyiz etme gereği doğmuştur. Şöyle ki;1-Benim bu suçu işlediğine dair olarak diğer deliller toplanmadığı gibi, ticari amaçla değil kullanım amaçlı aldığıma dair beyanlarım dikkate alınmamıştır. Bu nedenle isnat edilen suçu işlemediğim gibi , suçun gerek maddi gerekse manevi unsurları eksik kalmıştır. Gerek savcılık soruşturmasında, gerekse Sayın Mahkeme hüküm kurarken, gerekli araştırmayı yapmadan, ki muhtemelen sadece malların yanımda yakalanmasını esas alıp suçun unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirme dışı bırakmıştır..2-Adil Yargılanma Hakkı Tanınmamıştır Yargılamayı yapan mahkemenin karar verirken öncelikle sanığın söz konusu suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delillerin olması ve sanığa masumiyetini ispatlama konusundaki taleplerini dikkate alması yani savunma hakkının kısıtlanmadan adil yargılanma imkanının sağlanması gerekir. Savunma hakkı eksik bilgilendirme nedeniyle sınırlandırılmıştır. Piyasada rahatlıkla bulunabilen ve heryerde satılan ucuz sigarayı kullanım amaçlı olarak aldığım göz ardı edilmiştir. Bu anlamda Savcılık veya Sayın Mahkeme her yerde bu sigaraları satan asıl faillerin bulunması ve adaletin sağlanması adına, suça konu malları, açıklamalarım doğrultusunda, suç üstü yaparak asıl faillerin ceza almasını olan kanun hükümleri uygulanmamıştır ve karar gerekçesizdir Yanımda taşıdığım ürünlerin kaçak olduğunu bilmeden aldığımdan dolayı suçsuzum. Bu nednele 50/1 maddesi uygulanmadığı gibi de uygulanmamıştır. Tek başına yasal şartların oluşmadığı ibaresi sayın yüksek mahkemenin takdir edeceği gibi bir gerekçe değildir. Sayın ilk derece mahkemesi gerekli araştırmayı yapmadan, suça konu az sayıdaki sigarayı ve üstelik kullanım amaçlı olmasını dikkate almadan, suçun esas unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirme dışı bırakmış, lehe olan hükümleri uygulanmamıştır. Benim TCK’nın 231. Maddesinden yararlanmam gerekirdi. Bana tam bir açıklama yapılmadan ifadem alınmış ve adeta dosyaya bir günah keçisi bulunarak kapatılmış ve doğru düzgün bir araştırma yapılmadan tek celsede karar verilmiştir. TCK 231. Madde konusunda ve süreç konusunda yeterince bilgilendirilmedim. Zira 231. Maddenin uygulanmasını isteyip istemediğine yönelik net bir beyan dosya kapsamında yoktur. Yeterince bilgilendirilmiş olsam, hapis cezası yerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını, her normal ve orta zekalı vatandaş gibi bu anlatımlarım ışığında eksik inceleme sonucu masumiyetimi ispatlamaya olanak verilmeden ve yeterince aydınlatılmadan TCK, Anayasaya ve AİHS ne aykırı olarak adil savunma hakkı ihlal edilerek hakkımda ceza kararı verilmiş olup, bu karar hukuka aykırıdır. Hakkında hem para cezası hem de hapis cezası verilmiştir. İndirim sebebinin ve neden TCK 231. Maddenin uygulanmadığı gerekçelendirilmemiş ve hatta bu maddenin ne anlama geldiği konusunda yeterince bilgilendirilmedim. Öncelikle kararın yukarıda ifade ettiğim sebeplerle delil yetersizliğinden ve eksik incelemeden kararın esastan BOZULMASI, sayın yüksek mahkeme aksi görüşteyse en azından 231. Maddesinin uygulanması koşulları gerçekleşmediğinden usulden bozularak bu maddenin yeniden değerlendirilmesinin sağlanmasını talep SONUC Yukarıda açıklanan ve Yüksek mahkemece re’sen göz önüne alınacak sebeplerle, temyiz dilekçemin kabulüyle Yerel Mahkeme kararının BOZULMASINA karar verilmesi saygılarımla arz olunur. Eden Sanık

asliye ceza mahkemesi temyiz süresi