🎱 Küba Da Puro Nereden Alınır

200 tl değerinde bir marka ise anormal bir durum yok. Limited Edition puroların fiyatları 400-500 $ a çıkanlarda var ki seri üretim olup gene tanesi 150-300 tl arasında değişen marka ve modeller var.. Maalesef daha o mertebelere erişemedik ama birisi size tanesi 20 tl altında puro satıyorsa ya çok düşük kalite bir markadır yada kesin sahtedir.. Küba’da en ucuz interneti nereden bulacağınıza gelelim. Şu fotoğraftaki tabelayı gördüğünüz her yerden bulabilirsiniz. Burası tabi devletin kurumu ve açılımı da şu; Empresa de Telecomunicaciones de Cuba ( ETECSA) yani birine sorarken de bunu sorabilirsiniz. Normal şartlarda otelden aldığınız karta 2,5 CUC bazen 3 CUC Yenipuro kullanmaya başlayanlar bu konu hakkında çok fazla bilgi sahibi olmasa da kullanan tanıdıklarından eminiz ki Küba purosunun ne kadar kaliteli bir puro olduğunu duymuşlardır. Küba'da üretilen purolar dünya çapında en iyi purolar olarak değerlendirilir ve böylece Küba purosu, puro tüketicilerin gözdesi olmaktadır. Küba’ya gitmişken bir viski meraklısı olarak son 1-2 yılda en az viski kadar okuduğum, araştırdığım puro konusunda bir tur yapmamak olmazdı. Bunun için de en doğru yerlerden biri tabii ki Viñales! Havana’ya 3 saatlik mesafede bulunan Viñales, tütün ve kahve üretimiyle meşhur bir bölge. Kimilerine göre Küba’nın en Kadıköy Nautilus’ta da bir şubesi var. Kanyon Tel: (212) 353 04 70, Nautilus Tel: (216) 545 75 88. Adana’da beş yıldır hediyelik eşya ve aksesuvar satıyor. İki bin çeşit ürün bulabilirsiniz. Kübada Alışveriş - Küba'da ne alınır ve ne alınır, hediyelik eşya ve satın alma fotoğrafları. Main Menu Turizm hakkında makaleler: ilginç seyahat makaleleri, ülkeler hakkında makaleler, tatil köyleri, turistler için ipuçları ve diğer faydalı bilgiler. Normalde sigara içmeyen ben bile Küba’da bol bol puro içtim. Çok güzeldi; tadları ve kokuları. Güzel bir Küba purosu tanesi 10 dolar civarından başlıyor. Nereden alalım, taksit var mı, karaborsası var mı gibi soruları olanları detaylı Küba Tütünü ve Küba Purosu Alışverişi yazıma beklerim. 😉 KÜBA; PURO VE ROM Akla gelen ilk hediyelik Havana Purosu’dur, Küba’nın prestij ürünü olarak değerlendirilen puronun ardından sevdikleriniz için seçebileceğiniz diğer hediye rom olabilir. Küba’da ayrıca el yapımı küçük heykelcikler, sokak manzarası tabloları ve portrelerden oluşan resimler satın alınabilir. Küba'ya gitmeden aylar önce yapmanız lazım, araba sayısı çok az, olan birkaçı da hemen gidiyor. 6- Çok önemli! Hava durumuna dikkat: Küba'nın her daim palmiyeli, güneşli, sıcacık resimleri yanıltmasın, evet tropikal iklimi olan tatil cenneti bir ada.. Gündüz hava nemli ve sıcak, gecesi hafiften serin olabiliyor. jnyue. Amerikanpaketim kullanıcılarından son zamanlarda gelen en sık taleplerden biri de purolar. Purolar hakkında gelen sorulara cevap verebilmek ve siz puro severleri ya da puroya yeni başlamak, havalı görünmek isteyenler için bu makalemizi hazırladık. Puro, basit bir anlatımla silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir üründür. Ortasında, içinde tütün parçacıkları bulunan bir tutucu yaprak ve bunun etrafında spiral şeklinde sarılmış sarıcı yaprak bulunur. Puroyu farklı ve pahalı kılan içindeki tütünün dışında, sarıcı yaprağın sağlam, esnek, güzel aromalı ve düzenli yanıcı özelliğe sahip olmasıdır. Amerikanpaketim olarak merkez ofisimiz California’da olduğundan ötürü, çok sayıda kaliteli puro üreticisi ve satıcısı ile komşuyuz. Bu nedenle hem kargo süresi hem de erişimimiz bize, dolayısıyla siz kullanıcılarımıza büyük avantaj sağlıyor. Puro, ağırlıklı olarak Güney Amerika bölgesinde yetişen ve bu bölgede tüketilen bir üründür. Bir kalite ve statü sembolü olarak görünen puro, aynı zamanda mükemmel bir hediyedir. Fiyat aralığı oldukça geniştir. Peki nasıl satın alacağım, nasıl getirteceğim, gümrükten geçer mi, kendim satın alacağım özelliğini kullanabilir miyim gibi sorularınızı duyar gibiyiz. Tütün ve tütün ürünleri grubu bireysel gönderimlerde yasaktır ancak Amerikanpaketim olarak ithalat işlemlerini yaptığımız için adresinize teslim etmekteyiz. Hızlı Teslimat Her ne kadar ortalama teslim süremiz 3-8 iş günü olsa da, gümrük işlemlerinin yoğunluğu, havayollarında yaşanabilecek aksamalar ile sözünü verebileceğimiz süre maksimum 2 hafta. Amerika’dan getirtmek istediğiniz dilediğiniz ürünü express kargo ile gönderiyor, en hızlı şekilde gümrük işlemlerini gerçekleştiriyor ve 3-8 iş günü içerisinde teslimatınızı yapmayı garanti ediyoruz. Gümrüğe Takılma Riski Yok! Hemen her yazımızda belirttiğimiz gibi klişeleşmiş `gümrüğe takılır mı` sorusunun cevabını yeniden açıklayalım. Amerikanpaketim’den satın alacağınız hiçbir ürün gümrüğe takılmaz. `Gümrüğe takılma` konusu bazı gümrük yasaklı ürünlerin bireysel gönderimlerinde söz konusudur. Amerikanpaketim olarak tüm siparişlerinizi lisanslı ithalat firmamız ile resmi olarak ithal etmiş olduğumuzdan, aklınıza gelen kozmetikten, destek ürünlerine, endüstriyel ürünlerden, oto parçalarına aklınıza gelen hiçbir ürün takılmaz, işlemleri yapılır ve adresinize teslim edilir. Puro siparişleriniz de bu gruba dahildir. Dolayısıyla dilediğiniz puro siparişinizi güvenle verebilirsiniz. Henüz bizi tanımıyorsanız deneme siparişi vererek, bizzat test edebilirsiniz. Nasıl Ödeme Yapacağım Siparişlerini isterseniz Türk kredi kartınız, isterseniz yabancı kredi kartınız, isterseniz banka havalesi, isterseniz de coin ile yapabilirsiniz. Nasıl Sipariş Vereceğim Puro siparişlerinizi verirken iki servisimizi de kullanabilirsiniz. Amerikanpaketim olarak Puro satışı yapmıyoruz. Dolayısıyla kataloğunuz var mı, purolarınız ne kadar, hangi purolarınız var gibi sorular anlamlı değildir. Buradaki iki servisimizden birinde - Kendim Satın Alacağım - dilediğiniz websitesinden, dilediğiniz adette, dilediğiniz puroyu satın alıyor ve size vermiş olduğumuz Amerika adresine yönlendiriyorsunuz. Purolarınız bize ulaştığında vergi ve kargo ücretinizi iletiyoruz. Ödemenizi yaptıktan sonra Türkiye'deki adresinize sorunsuzca teslim ediyoruz. İkinci servisimizde ise - Benim için satın al - ister kendi bulduğunuz websitelerinden, isterseniz aşağıda örneklendirdiğimiz bazı internet sitelerinden yine dilediğiniz puroyu, dilediğiniz adette seçiyorsunuz. Ürün satın alma formunu hemen aşağıdaki videomuzdaki adımları takip ederek tamamlıyorsunuz. Sizin için satın alıyor ve Amerika sevkiyat merkezimize getirtiyoruz. Paketiniz bize ulaştıktan sonra kargo ve vergi ücretlerinizi iletiyoruz, ödemenizi yapmanız ardından ise VOILA! Kapınıza kadar teslim ediyoruz. Hangi Sitelerden Puro Siparişi Verebilirim Dilediğiniz siteden verebilme özgürlüğüne sahip olmanızla birlikte sürekli alım yapıp tavsiye edeceğimiz websiteleri ve gelmektedir. Bize Her Zaman Ulaşabilirsiniz Aklınıza takılan tüm sorular için Whatsapp destek hattımızdan bize ulaşabilirsiniz. Küba, bir gün “Allah’ım buraya nereden düştük” derken, diğer gün ağzımız kulaklarımızda “Aman iyi ki de gelmişiz” dediğimiz, bizi bipolar eden bir memleket. 🙂 İşin doğrusu şu ki; Küba eski koloniyal binaları, klasik arabaları, her köşeden yükselen müzik ve dünyada başka kimse yokmuşcasına özgürce dans eden yerlileri, tarif edilmez turkuazlıktaki denizi ile delicesine güzel olduğu gibi, bir o kadar da yorucu ve bezdirici olabiliyor. Ağzımızdan bir gün bunun çıkacağı hiç aklımıza gelmezdi ama Küba butik bir turla gezmesi mantıklı olabilecek bir yer. İdeali size özel bir tur ayarlartmanız olur. Sebeplerini ise konusu geldikçe anlatacağız. İster Küba turunu kendiniz yapın, ister bir turla gidin, Küba turuna çıkmadan önce bilmeniz gereken her şeyi anlatmaya çalıştık. İlerlemeden önce şunu bir netleştirelim Küba görülmeye değer bir yer; 60 yıllık devrim tarihi ile dev bir toplumsal deney, minnacık haliyle süper güç Amerika’yı mat edişi ile yaşayan efsane. Küba zaten yeterince güzellenen bir yer olduğu için biz madalyonun biraz öbür yüzünü anlatmaya odaklandık. Kafanızda doğru bir Küba resmi ile gidin ki hayal kırıklığına uğramayın diye giriştiğimiz misyon sebebiyle güzel anılarımıza bu yazıda hakkıyla yer vermedik ama bunun için YouTube kanalımızda 8 adet Küba videomuz var zaten. Yukarıdaki 2. bölümü olur. Aman izlemeden hüküm vermeyin! Küba videolarımızı izlemeye şuradan başlayabilirsiniz. YouTube kanalımıza abone olmayı da unutmayın! IndexKÜBA’YA TUR İLE GİTMEK YA DA GİTMEMEK… İşte Bütün Mesele Bu…KÜBA KİMLERE HİTAP EDER? NE BEKLEYEBİLİRSİNİZ?KÜBA TURU İÇİN ÖNERDİĞİMİZ ROTAKÜBA’DA KONAKLAMAULAŞIMKÜBA’DA YEME İÇMEGİTMEDEN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLERBÜTÇEVALİZDE NE GÖTÜRMELİKÜBA’YA GİTMEK İÇİN İDEAL ZAMANKÜBA’DAN NE ALINIRINSTAGRAM’A DA BEKLERİZ Sosyalist Küba Havanalı bir fotoğraf sanatçısının eseri Sanırım konuyu anlatmaya ekonomiden girmek lazım ki taşlar yerlerine otursun. Biliyorsunuz Küba sosyalist bir ülke ve bu da ülkenin hem laneti, hem de nimeti olmuş. Devrim, Che, Fidel, komünizm Küba’ya turistlerin başlıca gelme sebebi. İnsanlar akın akın ufacık bir Küba’nın dünya lideri Amerika’ya kafa tutuşunun hayranlık uyandırıcı hikayesini yerinde görmeye, hem de dünya ekonomisinden dışlanan Küba’da 1960’larda duran zamanı deneyimlemeye geliyor. Evlerdeki mobilyalar, şehrin çehresi, sokaktaki arabalar, yaşam ritmi, televizyon showlarından bankacılık sistemine her şey 50- 60 yıl geriden geliyor. Deyim yerindeyse bu “zorunlu nostalji” ve devrimin ilham verici hikayesi dev bir turist ve döviz mıknatısı. Özellikle de Fideli’in 2016’daki vefatından sonra Küba’nın çok değişeceği söylentileri turizmin bir yılda %15 zıplamasını sağlamış. Küba’da Ayda 25 Dolar İle Yaşamak Küba’da devlet her ay karne ile yiyecek dağıtıyor. Uzun kuyruklar olabiliyor. Ancak diğer taraftan Küba’nın komünist oluşu ve Amerika’nın bu seçimi ağır bir ambargo ile cezalandırması neticesinde ülke ciddi ekonomi zorluklarla yüzleşmek zorunda kalmış. Evet, komünist devlet herkese kafasını sokacak bir yer, ücretsiz eğitim ve sağlık hizmeti sağlamış, herkese düzenli aralıklarla süt, pirinç, fasulye, et gibi temel gıda dağıtıyor ama devletin yardımı Kübalı bir ailenin temel ihtiyaçlarının ortalama %40’ına yetiyormuş. Diğer taraftan herkesin bir hafta 5 gün, diğer hafta 6 gün olacak şekilde full mesaili çalışması bekleniyor buna karşılık en iyi maaşlardan olan bir doktor maaşı aylık sadece 25-30 dolar civarında. İnsanların geri kalan ihtiyaçlarını kendi kazançları ile karşılamaları gerekiyor. Her ne kadar devlet bazı gıdaları sübvanse etse de, Küba’da hayat bazı Avrupa ülkeleri gibi pahalı. Ülkede sanayileşme olmadığından, bisküviye kadar her şey ithal ediliyor. Hal böyle olunca da bir deodorant 2-3 Euro, bebek maması Euro, bir litre benzinse 1 Euro civarında. Yani 25 dolarla geçinebilmek ihtimal dışı. Evlerinin karşısındaki restoranlarda yemek yiyen turistlerse bir yemeğe kolayca 7 Euro verdikleri için maalesef Kübalılar tarafından biraz ATM olarak bellenmişler. Az dişinizi sıkın geliyoruz konuya. Fidel’den Sonra Raul Castro İle Yeni Küba Fidel’den koltuğu devralan ve daha ılımlı bir lider olan kardeşi Raul Castro 2011’de Kübalılara bazı ufak görünen ama insanların yaşam kaliteleri üzerinde büyük etkisi olan ekonomik özgürlükler getirmiş. Bunların en başında Kübalıların evlerini pansiyon ya da restoran olarak işletebilmeleri ve özel işletmelere izin verilmesi geliyor. Bu pansiyon tarzı evlere “casa particular” deniyor ve günlük oda kiraları 25 ile 45 Euro arası değişiyor. Ayrıca kahvaltı isterseniz kişi başı 5 Euro alıyorlar. Sadece bir günde bir ayın maaşını rahatça çıkartabilir olunca, tahmin edersiniz ki sokaklardaki tüm evler casa particular olmuş. Hal böyle olunca herkes turizmci olmuş ve herkes sokaktan müşteri kapmaya çalışıyor. Bir kardiyalogun aynı zamanda bir taksicilik yapması çok olağan durumlar. Bu da turistleri şöyle etkilemiş Ülkenin genelinde bir Kapalı Çarşı havası var, fosforlu koca bir filmiş gibi hemen radarlarına giriyorsunuz ve insanlar size sürekli ev/ taksi/ masaj/ restoran/ puro, bir şeyler satmaya çalışıyorlar. Özellikle de Havana’da… Birisi ile yanlışlıkla göz teması yapmaya görün… Siz direk onlara para kazandırmasanız bile sizin götürdükleri yerden komisyon alıyorlar, sanki onlar sizi getirmiş gibi kapıdan içeri girerken sizin yanınızda olmaları yetiyor. Aynı bizdeki halıcılara adam götürenler gibi. Turist = Yürüyen Banknot Bu turisti yürüyen banknot görme modu ülkenin her köşesinde olduğu için sürekli insalara hayır demek zorunda kalmak yorucu ve zorlayıcı olabiliyor. Özellikle güler yüzle yanınıza gelip “Hangi ülkedensin?” diyen o cana yakın insanların muhabbeti nihayetinde “Şurada güzel bir bar var”a bağlaması ve tabi ki orada içeceğiniz bir içkinin x 2 şeklinde fiyatlanması insanı ihanete uğramış hissettiriyor. Ve bu da maalesef insanı biraz defansif bir moda sokuyor. Elbette insanların gelirlerini düşününce adam da bunu yapmaya mecbur diyorsunuz, bir yandan üzülseniz de ATM gibi görüldüğünü hissetmek insanı geriyor. Bununla baş etmenin en iyi yolu, göz teması yapmadan ve duraklamadan “No, gracias” diyerek yürümeye devam etmek. KÜBA’YA TUR İLE GİTMEK YA DA GİTMEMEK… İşte Bütün Mesele Bu… Trinidad sokakları Biz yine gelecek olsak turla gelmezdik. Kendimiz keşfetmeyi çok seviyoruz. Ne kadar şartlar zorlayıcı olsa da ki Küba o kadar zorlayıcı değil kesinlikle, o mücadele de deneyimin bir parçası. Ama biliyoruz ki herkes kısa tatil zamanında bu mücadeleye girişmek, bu planlamayla uğraşmak istemeyebilir. Aynı zamanda turla gelmenin bu mücadeleye daha az maruz kalmak gibi bir avantajı oluyor çünkü; 1. Turcuların sabit bir programı olduğunu ve illa bizim restoranda ye diye ısrar etmenin faydası olmadığını biliyorlar, 2. Yanınızda zaten bir Kübalı rehberiniz olduğundan onun alanına girmiş olmamak için yanaşmıyorlar, 3. Turla gezerken halka daha az karışıyorsunuz çünkü daha çok turistik yerlere götürüyorlar. Tabi bu 3. madde tabi aynı zamanda turla gitmenin en büyük dezavantajı ve turu tercih etmememe sebebi de. O yüzden bizce en güzeli sizin kendi programınızda ilerleyebileceğimiz size özel tur düzenletmek. Birçok butik seyahat firması size özel tur organize edebiliyor. Ama tabi Küba’ya turla gitmek fena olmayabilir dememizin sebebi bu değil. Asıl avantajlarına gelecek olursak Turla Gitmenin Avantajları – Şimdi siz şu meşhur Küba devrimi çok merak ediyorsunuz ya, eğer yanınızda bir rehber yoksa hiç heveslenmeyin, gittiğiniz müzelerden hiçbir şey anlayamacaksınız. Şaka gibi ama her şey İspanyolca ya da bilgi niteliği pek taşımayan, aşırı basit basit İngilizce açıklamalar var; “Celia Sanchez’in önlüğü” falan gibi. Kimmiş bu Celia, devrim için ne yapmış hiçbir şey öğrenemeyecek ve saçınızı başınızı yolacaksınız. Ne Havana’daki Küba’nın medar-ı iftiharı koskoca Devrim Müzesi’nde, ne de Che’nin ve silah arkadaşlarının mezarlarının bulunduğu moseleumda ne bir rehberli tur, ne bir audio guide, ne de bilgilendirici bir yazı var. Gördüklerinizi anlamlandırabilmenize yardımcı olacak bir rehberle gezmedikten sonra çok hayal kırıklığına uğrarsınız. Turlarda zaten size yerli bir rehber eşlik ettiği için size her şeyi açıklayacaktır. – Turla herhangi bir yere gitmenin en büyük avantajı şüphesiz organizasyon kolaylığı. Ancak Küba’da karşılaşacağınız organizasyon yükü başka bir ülkedekinden sistemsizlik, iletişim sıkıntıları internete erişim çok sınırlı, aşırı talep yüzünden daha fazla. Ulaşım ve konaklama konuları biraz sıkıntılı ve sağlam kazığa çakmak isteyebileceğiniz şeyler. Aşağıda ilgili bölümlerde anlattık. – Ulaşım konusuna da aşağıda gireceğiz ama otobüs saatlerinin verimsiz vakitlerde oluşuna da değinelim Küba’da genelde iki şehir arası, bir sabah 7-8 gibi, bir de öğlen 2-3 gibi olmak üzere 2 otobüs oluyor. Yani akşam otobüsü olmadığı için gündüz bir yerleri gezip, akşam ölü zamanı yolda geçiremiyorsunuz. Şahsınıza özel bir tur yaptırırsanız özel arabanız olacağından arabayı akşam vakitlerine koyarak günlerinizi daha verimli geçirebilirsiniz. Elbette şehirler arası özel arabayla yolculuk yapmak için illa turla gitmek zorunda değilsiniz. Yoldan çevireceğiniz herhangi bir taksi sizi ayılabayıla şehirler arası istediğiniz saatte götürecektir. Küba’da kredi kartı yaygın değil. O yüzden saatli bomba gibi üzerinizde tüm tatilin nakit parası ile geziyorsunuz. Turla gelirseniz en azından sadece cep harçlığınızı taşıyorsunuz. Turla Gitmenin Dezavantajları – Eğer size özel bir tur değilse programa yön veremiyorsunuz. – Büyük turlar yeme içme, eğlence için yerellerin takıldığı yerlere değil de daha çok turistik yerlere götürüyorlar. Geceleri Havanalılar kordonda oturup deniz karşı muhabbet ederken siz tavuskuşu tüylü kadınların dans ettiği şampanyalı kabarelerde ağırlanıyorsunuz, ya da Kübalarıların içerisini görmesinin bile yasak olduğu her şey dahil lüks adalara götürülüyorsunuz. Yani Küba’nın özünü görmektense turistler için “sterilize” edilmiş ortamlara sokuluyorsunuz. Aslına bakarsanız bizce Küba’ya gelmenin bütün olayı Küba’yı anlamak ve bu yerele karışmadan imkansız. Eğer böyle bir turla gelecekseniz bizce boşuna gelmeyin. Öte yandan sürekli Kübalıların standartlarında takılmak insanı zorlayabiliyor. Ekşisözlük’te bunu sayfalarca sefalet olarak nitelendiren insan da var. En güzeli ikisi arasında zigzaglayabilecek özgürlüğe sahip olmak. KÜBA KİMLERE HİTAP EDER? NE BEKLEYEBİLİRSİNİZ? Küba’nın insanı yorabildiği bir gerçek ama gülü seven dikenine katlanır derler. Yine de hayal kırıklığı yaşamamanız adına Küba kimlere hitap eder, hangi beklentileri karşılar kısaca yazalım Tropik bir fantezi? Küba elbette şahane kumsallara sahip. Şahane eksik oldu, rüya gibi desek daha yerinde olur. Ancak eğer Küba’dan beklentiniz tropik bir fantezi ise muhtemelen daha gelişmiş tesislere sahip bir ülkeyi tercih etmelisiniz. Lakin paranızın karşılığında aldığınız tesisler de, servis de başka ülkelerde çok daha iyi. Ülkenin en otantikliğini yitirmiş yeri olmasına rağmen bizim deniz tatili için önerimiz yine de Varadero. Zaten haritadan bakınca denize doğru uzanan yaklaşık 20 kilometre uzunluğundaki burunu görünce “Oha! Ben buraya gitmek istiyorum” diyorsunuz. Kum, plaj, deniz anlamında beklentilerinizin de ötesinde olduğunu söyleyebilirim. Haliyle baba baba resortlar burada kurulmuşlar evet, malesef Küba’da bile resort var ama burun o kadar uzun ki kendinize resortları fark etmediğiniz yerler bolca yaptığı en güzel şeylerden biri de önceden resortlara ait bu plajları kamulaştırmak olmuş. Şimdi herkese açık. Burası ülkenin en turistik yeri olduğu için aktivite olarak kitesurften uçan balık avına, yelkene yapılabilecek bir sürü şey var. Keza akşamları yemek ve eğlence seçenekleri var. Bir diğer avantajı da Havana’ya yakın ve Küba’da gezilecek diğer yerlere nispeten yakın olması. Ama Küba’nın her köşesinde yürek hoplatan bir plaj var. Kitabım, balıklar ve palmiyeler ile baş başa olmak istiyorum derseniz de yine rotanızdan çok şaşmadan gidebileceğiniz yerleri Trinidad ve Vinales rehberlerimizde bulabilirsiniz. Not Küba’nın her yerinde deniz akşam 4’ten sonra dalgalanıyor. Fiyat / Performans Küba’da “turistik” takılmak ile “maceracı” takılmanın ortası yok. Şöyle anlatalım; yerlilerin girmesinin yasak olduğu turistik resortlar, lüks restoranlar var ama buralarda her şey aşırı sentetik ve Küba’da mısın, başka tropik bir yerde misin pek fark etmiyor. Pahalı bir fanustasın ama aynı paraya başka ülkelerde çok daha keyifli fanuslar alma şansınız var. Fanus’ta takılacaksan Küba’da olmanın ne mantığı var diyip dışarı çıktığınızda da hırpalanıyorsunuz. Çok tatlı evleri olan Kübalılar da var ama çoğu gecekondudan hallice. Sabun, tuvalet kağıdı gibi şeyler bile lükse kaçıyor ve bazı yerde yok. Kübalıların yaşamaya alışık olduğu standartlar, evlerinin konforundan çıkıp buraya gelenleri sarsabilir. Ayrıca, siz ayaklı bir banknot olduğunuzdan sokaklarda rahat yürüyememeniz, her alışverişinizde pazarlık etmek zorunda olmanız, sürekli size birşey satmak isteyen insanları savma mücadelesi gibi şeyler insanı ciddi hırpalıyor. Ve henüz resort ve otel ile casa particular’ın ortasında bir şeyi hedefleyen işletmeler yok. Yani bir Alaçatı tarzı hem samimi ufakıkta, hem de kaliteli olan butik işletmeler pek yok. İki dünya da farklı sebeplerden ötürü insanın ağzında ekşi bir tat bırakıyor. Küba Balayı İçin Nasıl? Küba’ya iyi ki gittik ama biz kendi balayımız için Küba’yı tercih etmezdik çünkü Küba romantik bir ambiyansa sahip olsa da yukarıda yazdığımız gibi burası meşakkatli bir yer, balayında en son yapmak isteyeceğiniz şey ise mücadele ediyor olmak. Ama zaten satın aldıysanız da endişe etmeyin; burada yazdığımız program ve önerilerle en iyi şekilde geçmesini sağlarız. Her şekilde evinize mutlu yollarız sizi. Küba’dan vazgeçtim, nereyi önerirsiniz derseniz Balayı Yerleri Tavsiyeleri Fotoğrafçılık Fotografçılığa ilginiz varsa herhalde öldüm de cennete geldim diyeceksiniz. Koloniyal mimarisi, yıkık dökük binaları, renkli sokakları ile müthiş fotojenik ve bilmiyoruz neden ama doğal ışığı çok güzel. Ayrıca insanlar kameradan kaçmıyor, hatta haber muhabiri gören çocuklar gibi zıplayarak kareye giriyorlar. 🙂 Devrim Tarihi Bunu acı çekerek yazıyorum ki; Küba Devrimi’nin en iyi öğreneceğiniz yer evinizin koltuğu. İnternetten bir iki belgesel izlediniz mi, burada müze gezmekten çok daha fazla şey öğrenirsiniz. Maalesef devrimin kalesi niteliğindeki en önemli iki yer olan Havana’daki Devrim Müzesi ve Santa Clara’daki Che Guevara’nın anıt mezarında bile bilgiler o kadar geçiştirme ki hayret edeceksiniz. Scuba Diving Küba için tüm Karayiplerdeki en iyi dalış diyorlar ama heyecana kapılmadan öncelikle şunu bir netleştirelim, o bahsettikleri kalibrede bir dalış yapabilmeniz için illa o çok görmek istediğiniz şehirlerden uzaklaşmanız, bir gün kaybetmeyi göze almanız gerekiyor. Dalış için Küba’ya geliyorsanız, Jardin De La Reina adlı takım adacıklarda kendinizden geçeceksiniz, tartışmasız dalış için en güzel yer. Ancak uzak mı uzak, buraya anca live aboard dalış tekneleri ile 5-10 günlük turlarla gidebiliyorsunuz ve haftası 2000-3000 dolar arası olabiliyor. Tuzlu ama profesyonel su altı fotografçılarının söylediğine göre hem servis, hem de su altı verdiğiniz parayı hak ediyormuş. Özellikle köpekbalığı dalışı için mükemmel diyorlar. İkinci en iyi dalış noktası ormanın kenarındaki bir kasabacık olan Maria La Gorda. Biraz ulaşım ve konaklama tuzlu ama tabi Jardin De La Reina’dan sonra ucuz kalıyor. Onun dışında Camagüey’a bağlı olan Playa Santa’da muazzam bir köpekbalığı dalışı deneyimi var. KÜBA TURU İÇİN ÖNERDİĞİMİZ ROTA Hiç nereye gidelim, kaç gün kalalım, nasıl bir rota çizelim diye kendinizi hırpalamayın. Buyrun size damıtılmış bilgi Küba’da Gezilecek Yerler & İdeal Rota KÜBA’DA KONAKLAMA Küba’da çok ev gördük, en güzellerinden birisi buydu. Beklentilerinizi ona göre ayarlayın. Casa Particular Homestay Eğer özellikle bir resort tatili için Küba’ya gelmiyorsanız, kesinlikle Kübalıların evlerinde konaklayarak Küba’yı gezmelisiniz. Kübalıların hayatına misafir olmak size buradaki sistem, Kübalı olmak, genel dünya düzeni, ve hatta kendi hayatınızı yöneten dinamikler hakkında farklı bakış açıları sağlayacak. Eğer hayaliniz tropik bir lüks resort tatiliyse de, komünist bir ülkede lüksten bahsettiğinizi hatırlatırım… Casa particularlar, yani pansiyon evler, Küba’ya karışmanın en güzel ve ekonomik yolu. Her sokakta yığınla casa particular var ama konaklayacağınız yeri önceden ayarlamanızı şiddetle tavsiye ederiz yoksa bizim gibi 1- 1,5 saat valizinizle o sıcakta kapı kapı gezip yer sorarsınız. Ayrıca tebcübeyle sabit; aşırı turist var ve güzel yerler önden tutuluyor, kalan yerler de genelde kalmak istemeyeceğiniz, gecekonudan hallice yerler olabiliyor. Özellikle talebin tavan yaptığı yılbaşı ve Paskalya zamanı kesinlikle sağlam kazığa bağlayın deriz. En çok da Havana ve Varadero’da zorlanabilirsiniz. Casalar ile ilgili tüm detaylı bilgiyi, Casaların neye benzediğini, nasıl bir hizmet alabileceğinizi de “Küba’da Evde Konaklama – Casa Particular” yazımızda bulabilirsiniz. Bizim kalıp & beğendiğiz casaları Küba’da Gezilecek Yerler yazımızda şehir şehir yazdık. Resortlar & Oteller – Oteller casalardan daha önce doluyor. Rezervasyonu olmayanlar avcunu yalar. 🙂 – Eskiden turizm devletin tekelindeydi, şimdi deli gibi yabancı yatırım var. Sahil resortlarını Kanadalı işletmeler, otelleri de İspanyol ve Fransızlar domine etmiş. – Ne yalan söyleyeyim, 200 Euro verip Asya’da, Avrupa’da ya da Türkiye’de kaldığınız otelle, burada 200 Euro verip kaldığınız otel arasında kalite farkı var. Paranızın karşılığında hakkettiğiniz servisi alamadığınızı düşünmeniz muhtemel. ULAŞIM At hala Küba’da yaygın bir taşıma aracı. Havana’da daha çok turistik faytonlar kalmış ama Santa Clara gibi kırsalda kalan şehirlerde hala önemli bir taşıma aracı. Şehirler arası otobüs Küba’da şehirler arası giden tek firma devlete ait olan Viazul şirketi. Biletleri internetten alabiliyorsunuz. Ancak otobüs kafasına göre kalkış saatinden bir saat erken gelip sizi almadan gidebiliyor. Bu yüzden her otobüse bineceğinizde terminale bir saat önceden gidip beklemeniz gerekiyor. Collectivo Dolmuş taksi Çoğu zaman otobüsten 3-5 Euro daha fazla vererek “collectivo” denilen dolmuş taksilerden ayarlayabiliyorsunuz. Collectivoları ancak o şehre vardığınızda ayarlayabilirsiniz. Nasıl mı bulacaksınız? Hiç merak etmeyin, dedim ya siz zaten bir turist olarak yanıp sönen bir objesiniz, birileri yolda yürürken yanınıza gelip size illa “Taksi?” diye soracak. Siz de “Collectivo?” “Kollektivo” yapıyor musun? diyeceksiniz. “Si” yani evet diyecek. Bi kere rahat olun, kimseden hayır duymacaksınız çünkü herkesin bi collectivocu tanıdığı var ve size ona gönderip komisyon almak için çok hevesliler. “Cuánto cuesta de La Habana a Viñales?” Kuanto kuesta de la Habana a Vinyales?” yani Havana’dan Vinales kaç tutar diyeceksiniz. Collectivo’ların üzerinde collectivo ya da taxi yazmaz. Yazanlar da var tabi ama arabayı işletmek karşılığından devlete para vermen gerektiğinden bir sürü insan şahsi arabasını izinsiz işletiyor. Klasik arabalar da collectivo yapıyor ancak onlar daha pahalıya gelebiliyor. Muhtemelen sizi 10 ila 30 yaş arasında bir araba almaya gelecek. Klima falan ummayın. 🙂 Gelmeden önce transferlerinizi ayarlamak isterseniz şöyle bir özel araç ile transfer şirketi var, fiyat tarifelerini de koymuşlar. Ancak bunlar özel transfer fiyatları, yani dolmuş takside olduğu gibi kimse ile paylaşmıyorsunuz. Yani collectivolara göre neredeyse 2 kat daha pahalıya mal olur. Biz bu şirketle bir yere gitmedik. Ne kadar güvenilir fikrimiz yok. KÜBA’DA YEME İÇME Homini gırtlak gibi mühim bir meseleyi buraya sıkıştırmayacaktık herhalde. Hadi o zaman şurya tık tık KÜBA YEMEKLERİ GİTMEDEN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER Küba Vizesi Küba Vizesi yazımızdan bilgi alabilirsiniz. Eskiden Amerika pasaportunda Küba damgası olanları kabul etmediğinden herkes pasaport memuruna mühür basmamasını söyleyerek giriyordu. Şimdi Amerika Küba ilişkileri yumuşadı, Amerikalıların Küba yasağı kağıt üstünde tam olarak kalkmasa da uygulama da kalktı. Ama biz yine de mühür bastırmamaktan yanayız. Ne olur, ne olmaz. Girerken ve çıkarken mühür basmayın derseniz basmazlar. Para – Küba’da iki farklı para birimi var Birisi turistlerin kullandığı CUC, diğeri de PESO. Bunun sebebi devlet Küba’da birçok ürünü sübvanse ettiği için iki farklı ekonomi dönüyor. Biz turistler devletin sübvanse ettiği fiyatlardan faydalanamıyoruz ama siz zaten hiçbir yerde bu ürünleri görmeyeceksiniz ya da Peso kullanmayacaksınız. 1 CUC = 24 Peso. – Tüm tatilinizi geçirmenize yetecek kadar parayı nakit olarak getirin ya da ATM komisyonlarını göze alıp bankada çekilebilir olarak bulundurun. Ama kartınızı ATM’ler kabul etmeyebilir, vs… Nakit en sağlamı. – Dolar yerine Euro getirmeyi tercih edin, hem komisyonu daha az, hem de daha yaygın. – Kredi kartını iyi otel ve restoranlar kabul ediyor ama komisyon oranları yüksek. Devrimi Önceden Öğrenin Müzelerdeki açıklamalara güvenirseniz Şaban Şaban baktığınızla kalırsınız ama rehberle gezecekseniz sıkıntı yok. Neye bakıyorsunuz anlamak için önden mutlaka Küba Devrimi – Fidel Castro, Che Guevara ve Komünizm yazımızı okumalısınız! İspanyolca Çalışın Az buçuk ispanyolca şart. En azından istiyorum/ istemiyorum, oda var mı vs gibi kalıpları mutlaka öğrenin. Saat Farkına Hazırlık Saat farkı ve uzun yolculuk insanın fişini çok fena çekiyor ve Havana’ya vardığınızda bir zombi oluyorsunuz. Bu size 2 güne mal oluyor. Uçakta ne yapıp edip uyumaya bakın. Bazı arkadaşlarımız uçakta uyumasına yardımcı olarak bir ilaç almak için doktora gitti. Kesinlikle tavsiye ederiz. GSM Turkcell de, Vodafone da çalışıyor ama hattınızın yurtdışı tarifesine açık olduğundan emin olun. Küba’da İnternet İnternete girmek için bir ya da 5 saatlik kontör kartı satın alıyorsunuz ve wifi bulunan bir yere gidip bağlanıyorsunuz. WiFi sadece bazı otellerde ve parklarda var, zaten oralar da kendini gürüh halinde kaldırım kenarında oturmuş telefonlarıyla oynayan insanlardan hemen belli ediyor. Bunları otel resepsiyonlarından ya da Küba’nın telekominikasyon şirketi olan Etecsa’nın ofislerinden alabiliyorsunuz. İnternet kartılarını resepsiyondan ya da Küba’nın telekomünikasyon firması ETECSA’nın ofislerinden alabiliyorsunuz. ETECSA’da 1 saatlik internet kartı 1,5 CUC, otellerde 4,5 CUC ama ETECSA’nın önünde mütamadiyen sıra oluyor. En güzeli ETECSA’dan bir girişte 4-5 tane birden almak. Aynı kartı ülkedeki herhangi bir WiFi’da kullanabiliyorsunuz. Hatta dönüşte havalimanında bile aynı WiFi’dan bağlanmanız gerekiyor. Bu arada internet kartınızı bir kere aktive ettiniz mi 1 saatinizi yemiyorsunuz. Kullandığınız kadar dakikayı düşe düşe gidiyor. İnternetsizliğe Hazırlık Cep telefonu faturanızı patlatmak istemiyorsanız Küba’ya bir sosyal medya/iş/ internet detoksu gibi bakmaktan başka çareniz yok çünkü wifi her yerde yok, anca bazı otel ve parklarda var. Diyeceğimiz o ki, iş ile ilgili devretmeniz ya da halletmeniz gereken şeyler varsa halledip gelmenizi öneririz. Güvenli mi? Valla bir hiç bir sıkıntı yaşamadık, yaşayanı da duymadık. Suç oranı Avrupa’ya kıyasla çok düşük. İtalya’daki gibi kaşla göz arasında cebinizden telefonunuzu aşırmıyorlar ama eğer masa da falan unutursanız, Kübalıların değişiyle itina ile “kamulaştırılır”. 😁 Kız kıza gidilir mi? Gidilir tabi ama maalesef her yerde olduğu gibi burada da erkekler kadınları pek rahat bırakmıyor. Islıklar, laf atmalar, yanına gelmeler falan filan…İnsanı yoruyor biraz ama insan tehdit altında hissettirmiyor. Şehir Rehberlerimiz İçin Tıklayın Havana – Havana’da gezilecek yerler, Yeme içme, Konaklama ve Önemli bilgiler Trinidad – Trinidad’da gezilecek yerler, Yeme içme, Konaklama ve Önemli bilgiler Vinales – Vinales’da gezilecek yerler, Yeme içme, Konaklama ve Önemli bilgiler Küba’da Şehir Ve Aktivite Turları Turistik organizasyonlarınız için devletin 2 tane turizim acentesı var. Infotur – Şehir içinde ve etrafındaki aktiviteler ve turlar için Örneğin; Rehberli şehir turu ya da deep sea fishing Cubatur – Otel, ulaşım gibi servisler için seyahat acentası. Devletin işlettiği otellerden birisinde kalacaksanız Cubatur’dan organize etmek daha ucuza geliyor. BÜTÇE Gelelim surat buruşturan konuya. Küba mütevazi durduğu kadar ekonomik bir yer değil maalesef. Hatta, İspanya’da tatil yapmak ile aşağı yukarı aynı fiyata geliyor. CUC ve Euro’nun da kafa kafaya olması cabası… Konaklama ve yemek seçimlerinde lükse kaçmadan ama hep eli yüzü düzgün yerlerde takılan 2 kişinin günlük harcama ortalaması 150 Euro civarında. Bu bütçeye dalış, müze girişleri, turlar, şehirler içi ve arası ulaşım, hediyelik eşya gibi şeyler, yani aslında her şey dahil. Bunu yeme içme ve konaklama tercihlerinde daha ucuz yerleri tercih ederek daha aşağılara çekmek mümkün ama standartlarınızı birden çok düşürmüş olursunuz. Aşağıdaki fiyatları okurken yardımcı olması için 1 CUC neredeyse 1 Euro civarında. Konaklama Fiyatları Küba’da ucuz olan tek şey konaklama. Tabi o da eğer casa particular’larda kalıyorsanız. En güzel casalar 45 CUC’a kadar isteyebiliyor, kırsala gittikçe fiyatlar azalıyor ama ortalamaya vuracak olursak casalarda bir gece 30 CUC civarında. Kahvaltı için kişi başı 5’er ekliyorsunuz. Resort ve otellerde fiyatlar şehre ve klasmana göre çok değişiyor. Ama genel bir pusula olarak şunu söyleyelim odası 80 Euro ve altındaki bir otelde kalacağınıza casa particularlarda kalın, çok daha memnun kalırsınız. Yeme – İçme Fiyatları Bir öğün ucuz bir restoranda 5, standart bir yerde 7-8, lüks olmayan iyi bir yerde de 10-12 Euro civarında. Büyük su 1,5 Euro. Mojitolar 2 Euro. Araç Kiralama Fiyatları Araç kiralama işlerini devletin şirketi olan Cubacar yapıyor. Hem pahalı, hem de servis konusunda kötüler. Adamların ofisi 16’ya kadar açık olması gerekirken 12’den 15’e yoklardı; kafalarına göre siesta yapmaya gitmişler. 14’te otobüsünüz varsa aracı geri veremediğiniz için otobüse binemiyorsunuz çünkü depoxitosu, yasal işlemleri falan var… Üstelik araçların bakımı çok kötü. Biz kiralık motorumuzla 1 günde 2 kez yolda kaldık. 🙂 Araba Kiralama – En ucuz arabanın günlüğü 60 CUC, ama üzerine gelen masraflarla yine 75 CUC gibi bir şeye varıyor. Motosiklet Kiralama -En az turistik olan yerde günlüğü 25 CUC, Varadero ve Havana gibi yerlerde 35 CUC. Klasik Araba İle Tur Bizce klasik araba ile Havana’da turlamak Küba’da mutlaka yapılması gereken şeylerden ilk 3’e girer. Klasik araba ile bir saatlik Havana turu ise 35 CUC. Ulaşım Maliyetleri Küba’da en pahalı olan şey ise ulaşım. Havalimanı – Havana taksisi 25 CUC. Şehirlerarası otobüs de genelde 15-25 arası tutuyor. VALİZDE NE GÖTÜRMELİ Kılık kıyafet – Klasik bir yaz tatiline giderken valizinize ne koyardıysanız onu getirin. Ama mutlaka uzun kollu kalın bir şeyleriniz de olsun çünkü bazı yerler akşamları serin oluyor. Havana’da çok yürüyeceksiniz, rahat ayakkabılarınız olsun. Bir de trekking, atlı tur gibi aktiviteler için kapalı bir çift ayakkabı şart. Bir iki şık restoran erkekleri pantolon ve ceketsiz almıyor, şık bir yemek planlıyorsanız aklınızda olsun. Mümkünse, üst baştan makyaj malzemesine oradaki insanlara hediye edeceğiniz eşyalarınızı getirin, çünkü sokakta yanınıza gelip bana verir misin diyorlar. Diyemeyecek kadar gurur yapanlar da bıraktığınız zaman seviniyorlar. Plastik torba – Yok daha neler demeyin, Küba’da plastik torba kullanımı yok denecek kadar az. Bakkallarda marketlerde yok. Kirlileriniz, ayakkabılarınız için yanınızda olsun. Atıştırmalık – Küba’da sanayileşme pek olmadığı için bisküviler bile ithal ve raflarda nadir görülen bir şey. İspanya, Meksika menşeili bisküviler 3,50 CUC civarına satılıyor, o da sadece büyük marketlerde var. Plajda, trekkingde, şehirler arası yolculukta yanınızda kemirecek bir şeyler olsun isterseniz getirin. Sinek ilacı – Hem fişe takılanından, hem de spreyinden. Adaptör – Yaygın olarak Amerikan prizi kullanılıyor. Bazı renovasyon geçiren casalarda arada bizimkine uyumlu priz de olabiliyor ama siz güvenmeyin, adaptör getirin. İlaç – Standart seyehat kitinizde ne varsa onu getirin. Burada ilaç da pahalı. Pil – Pille çalışan bir cihazınız varsa, pil bulmak imkansız değil ama oldukça dert, yanınızda yedeğinizi getirin. KÜBA’YA GİTMEK İÇİN İDEAL ZAMAN En iyi zaman Nisan ve Ekim ayları. Daha az sıcak, daha az kalabalık, daha uygun fiyatlar. Ama Nisan’daki Paskalya’ya denk gelmemeye dikkat edin! En kötü zaman Mayıs, Haziran, Eylül ayları. Hava çok sıcak ve nemli oluyor. Aynı zamanda Haziran’dan Ekim’e kasırga ve yağmur riski artıyor. Bazı turistik tesisler bu dönemde komple kapatıyor. Yüksek sezon Kasım – Mart arası hava daha kuru ve serin oluyor. Temmuz ve Ağustosta da yıllık tatilini kullanan Avrupalılar akın akın geliyor. Keza Paskalya ve yeni yılda tatile giren ülkelerden buraya çok gelen oluyor. Dolayısı ile bu dönemlerde fiyatlar %30 artıyor. KÜBA’DAN NE ALINIR Tahmin edersiniz ki pek alışveriş cenneti değil. Türkiye’ye getirecekleriniz az ama öz Rom – Havalimanındaki duty free’den kişi başı 5 şişe alma hakkınız var. Puro – Paketlermiş markalı purolardan en fazla kişi başı 25 tane ülkeden çıkartabiliyorsunuz. Ama çiftiçin sardığı purodan alırsanız rulonun içindekiler sınır yok. En ünlü marka Cohiba. Koloniyal tarzda nakışlı masa örtüleri – Bu resimdeki beyaz örtü. 6 kişilik masa boyundaki 35 -40 CUC civasında. INSTAGRAM’A DA BEKLERİZ Latin Amerika güzeldir. Denizi, kızları, kültürü, eğlencesi, dansları, yemekleri ve elbette ki purolarıdır Latin Amerika’ya aşık olmamızın temelinde yatanlar. Ama birçok şeye olduğu gibi, onların el emeği göz nuru purolarına da yeterli saygıyı göstermediğimizi düşünüyorum. Nedir ki puro? Efendim puro dediğimiz nimet, Latin Amerika ülkelerinin dünyaya sunduğu -kızlarından sonra- en güzel ikinci armağandır. Gidilebilen en eski tarihi kayıtlar, Mayalara dayanmaktadır. 1492′de Amerika’yı keşfedip Kızılderilileri katletmeye başlayan cesur Avrupalılar, herkesin ağzında birer ciq-sigan görene kadar tütün kullanımı pek yaygın değilmiş Avrupa’da. Mayaların Ciq-Sigan olarak isimlendirdiği puroya İspanyollar cigarro demişler, eski İngilizcede seegar olarak da kullanılmış. Aradan geçen zaman içinde İngilizce’de cigar olarak oturmuş bu kelime. Dünyada cigar, cigarro, cigare, zigarre isimleriyle anılan bu ürüne biz neden puro demişiz orasını bilmiyorum. Günümüzde puro tütünleri Küba, Dominik Cumhuriyeti, Brezilya, Nikaragua, Meksika, Honduras gibi Orta ve Güney Amerika ülkeleriyle birlikte Kanarya Adaları ve Kamerun’un öne çıktığı birkaç Afrika ülkesinde üretilir ağırlıklı olarak. Eylül sonunda yapraklanan tütünler kasım ayında toplanır, birkaç ay kurutulduktan sonra sarılacağı yere götürülür. Burada kalitesine göre ayrıştırılır, en kaliteli ve el yapımı purolar için aynı yapraklar kullanılmak üzere sarma işlemine başlanır. Tüm uzmanların ve puroseverlerin ortak görüşü bellidir zaten, “dünyanın en iyi puro tütünü Küba’da yetiştirilir.” Ancak kullanıcı, damak zevkine bağlı olarak Küba purosu yerine Nikaragua purosunu da tercih edebilir, ona kalmış. Purolar parejo ve figurado adında iki türe ayrılır. Parejo türü purolar boyutları belli sınırlar arasında değişen ve genellikle tek kök tütün bitkisinden hazırlanır. Figurado ise standart dışında purolara verilen isimdir. Standart boylara ve şekillere sadık kalmazlar, sürprizlere açık tatları vardır. Puro üretimi yapmayan ülkelerde parejodan başka tür bulmak zordur. O nedenle figurado hakkında fazla detaya girmeye gerek yok. Siz parejo için; Küba’da, Dominik Cumhuriyeti’nde çeşitli dostlar edinirseniz leziz figuradolar da deneyebilirsiniz. Tüm puro tiplerinin gövdesi beş bölümden oluşur. Cap şapka adı verilen ve kapalı olan ağız kısmı, band ve cap arasındaki head baş kısmı, marka logosunun bulunduğu band kısmı, body ana gövde ve bazı türlerde açık, bazı türlerde kapalı olan foot ayak. Parejo türü purolar, genellikle tek tütün bitkisinden, üç katman halinde sarılır. Volado filler adı verilen iç katman puronun yanmasını sağlarken, seco binder adlı orta katman koku ve aromasını, ligero wrapper adlı dış katman ise sertliğini belirler. Yani sert bir puro istediğinizde ligero oranı yüksek bir puro almış olursunuz. En iyi purolar da elde sarılır ve %70 nem oranı bulunan bir ortamda, ahşap kasalar içinde muhafaza edilir. İlk kez puro içeceğim, çok heyecanlıyım, ne yapmam lazım? Öncelikle, bir adet puronun size ulaşana kadar geçtiği aşamalara, bin bir zahmetle tütün yetiştirenlere, keyifle içtiğiniz puroları Güney Amerika sıcağının altında elleriyle tek tek saran işçilere saygı duymanız lazım. Puroya yeterli saygıyı göstermeden içmek, o keyif insanlarının sadece puro için çektiği eziyetleri de görmezden gelmek, hatta hakaret etmek demektir. İkinci olarak, ekonomik durumunuzu kontrol etmeniz lazım. Çünkü puro bakkaldan alınıp 1 liralık çakmakla yakılan sıradan bir tütün ürünü değil. Eğer orta halli bir kişiyi kısmen zorlayabilecek rakamlardan çekiniyorsanız, hiç başlamayın derim. “Para var huzur var, puro da gelsin tam olsun,” diyorsanız o zaman sıra doğru seçimi yapmaya geliyor. “Puro statü işidir, zengin adam kol gibi puro içer,” gibi saçma sapan düşüncelere kapılmayın öncelikle. Çünkü puro dediğimiz sanat eseri, içilecek mekandan tutun, yanında içilen içkiye, hatta öncesinde yenen yemeğe göre farklılıklar gösterir. Öncelikle, damak tadınıza uygun puroyu bulmanız lazım. Puroya ilk kez başlayanlar, genelde damak tatlarına uygun puroyu bulana kadar bocalama evresi geçirebilirler. Bu dönemde, piyasada gezen şehir efsanelerine ve söylentilere kulak asmadan, sadece en çok keyif alacağınız puroyu seçmeye bakın. En iyi puro en büyük purodur veya en pahalı purodur diye bir kaide kesinlikle yok. Puronun içim mesafesi kısaldıkça sertliği artar. Bu nedenle kısa purolar çoğunlukla uzunlardan daha sert olur. Yaygın olarak bilinen açık renkli puro hafif, koyu renkli puro sert olur anlayışına da kulak vermemenizi öneririm. Çünkü gayet sert içimli ama açık renkli purolar olduğu gibi, son derece hafif ve koyu renkli purolar da bulunur piyasada. Yani konu puronun rengi ve boyutlarından ziyade, ligeronun yoğunluğuyla ilgilidir. Ligero ne kadar yoğunsa, puro da o kadar sert olacaktır. “En iyi puro Küba purosudur hacı,” diyen arkadaşlarınıza kulak vermeden, sizin için en uygun olanını aramaya başlayın. Çünkü puroya tamamen yabancıysanız, sert içimli Havana puroları daha ilk nefeste sizi purodan soğutacaktır. Adım adım gidin. Tavsiyem, işe hafif içimli bir puroyla en uygunu Dominik ürünleri olacaktır başlamanız. Zamanla damak tadınıza uygun puroya siz de kavuşacaksınız. Bir süre sonra sert ve kısa içimli mi, hafif ve uzun içimli mi içeceğinize karar verebilirsiniz. Peki, bu puroları nasıl alacağız, kalitesine neye göre karar vereceğiz? Genel olarak puro türlerine bakalım o zaman öncelikle. Burada sadece boyutları yazıyorum, tadına kadar verecek olan sizsiniz. Misal demi-tasse purolar arasında sert içimli puro da bulunur, hafif içimli purolar da… Tercih tamamen size kalmıştır. Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için ölçü birimlerimizi sabitlemiştik zamanında ama bizi pek dinleyen olmamış Güney Amerika’da. Adamlar hala inch falan diyorlar. Aşağıda yazacağım puro boyutlarını kafada canlandırabilmek için 1 inch = cm olduğunu not edin bir köşeye. Ayrıca purolarda ring gauge bilgisi, puro çapının inch üzerinden hesaplanmasıyla ortaya çıkar. Yaygın olarak 28 ve 55 ring gauge arasındadır purolar. Altta tablosunu da görebilirsiniz. Ring gauge ölçülerini öğrendikten sonra genel olarak puro türlerine geçelim. 1. Cigarillo Hemen hemen sigara kadar boyuyla en küçük puro türüdür. Çapı azami 29 ring gauge olur. 2. Demi-tasse Parejo En bilinen Küba tarzıdır. Boyutları genellikle 30-34 RG ve 5 inch civarında olur. En yaygınları 30×5 olanlarıdır. 3. Perfecto Figurado Objektif olmaya çalışıyorum ama yapamayacağım, en kral puro türüdür. Çeşitli boylarda bulunabilir, en önemli özelliği iki ucunun da kapalı olmasıdır. 4. Slim Panatela Parejo Demi-tasse ile aynı 30-34 arası ring gauge boyutlarına sahiptir ancak boyu 5 inch’den biraz daha uzun olabilir. 5. Short Panatela Parejo Azami inch uzunluğunda ve ortalama 35-39 ring gauge çapında olup, panatela türünün kısa boylusudur. 6. Panatela Parejo Boyutları inch ve 35-39 ring gauge arasındadır. En yaygın standardı inch x 38 rg arasında bulunur. 7. Long Panatela Parejo En uzun boylu panatela türüdür. Boyu en az 7 inch olsa da 9 inch’lik long panatelalar bulabilirsiniz. Çapı 35-39 ring gauge arasında değişir. 8. Petit Corona Parejo Boyu azami inch uzunluğunda olur ve çapı da 40-44 ring gauge arasında değişir. 9. Corona Parejo Boyu inch arasında değişir, çapı petit corona gibi 40-44 arasında olur. En yaygın olarak 42×6 boylarında bulunur. 10. Lonsdale Parejo Çapı corona ile aynı olsa da, boyu inch arasında değişir. 11. Giant Corona Parejo Çapı corona ile aynıdır. Ancak boyu inch’e kadar çıkabilir. 12. Corona Extra Parejo Uzunluğu sabit inch olur, çapı 45-47 ring gauge arasında değişir. 13. Gran Corona Parejo Uzunluğu – arasında, çapı 45-47 ring gauge arasında değişir. 14. Churchill Parejo İlk kez Habanos tarafından, Romeo y Julieta markası altında Winston Churchill anısına üretildiğinden Churchill olarak isimlendirilen bu türün boyutları inch ve 47-50 ring gauge arasında değişir. 15. Robusto Parejo Kısa boyu ve geniş çapıyla rahat bir içimi olan, dünyadaki en yaygın puro türüdür. Boyutları inch ve 50-55 ring gauge arasında değişir. En yaygın olarak 50×5 boylarında bulunur. 16. Toro Parejo Uzunluğu inch arasında, çapı 48-55 ring gauge arasında değişir. 17. Double Corona Parejo Birçok kullanıcı için en leziz parejodur. Beş farklı tütünün karıştırılmasıyla elde edilir, uzunluğu 8 inch, çapıysa 55 ring gauge olarak bulunur. 18. Gigante Parejo En kallavi parejo türüdür. Uzunluğu en az 8 inch olsa da çapı standartların dışına çıkabilir, çok çeşitli ring gaugelar arasında oynar. 19. Pyramid Figurado Piramit şeklinden dolayı bu ismi almıştır. Ağız kısmı kapalı ve ince, ayak kısmı daha geniş olur. 20. Torpedo Figurado Tarz olarak pyramid gibi olsa da, ondan daha büyüktür. 21. Belicoso Figurado Tarz olarak pyramid gibidir, ancak hem boyutları torpedo ve pyramidden daha büyük, hem de ayak kısmı daha şekilsizdir. 22. Diademas Figurado En kallavi, en şekilsiz puro türüdür. En kısaları 8 inch uzunluğunda olup, kimi zaman iki ucu da kapalı, kimi zaman sadece bir ucu kapalı olabilir. 23. Perfecto Figurado Boyutları diademas gibi olan ancak iki ucu da mutlaka kapalı olan figuradodur. Kraldır. Türkiye’de bulmak zor olsa da kafaya koyan Türkiye’de de içer bunu. Puro türleri genellikle bu şekilde. Başta da belirttiğim gibi, Türkiye’de bulacaklarınız genellikle belli markaların parejoları olacaktır. Ancak Küba’da, Dominik Cumhuriyeti’nde tanıdıklarınız varsa figurado da edinebilirsiniz. Hatta Dominik Cumhuriyeti’nin dans meraklısı esmer güzeli Karayip kızları, siz Karayip Denizi’nin bembeyaz kumlarında güneşlenirken kendi elleriyle figurado sarabilirler, işte puro zevkinin ulaşabileceği en fantastik sınır da bu olacaktır. Türleri öğrendik, o zaman alışverişe başlayabiliriz. Çok fazla olmasa da kaliteli puro alınabilecek yerler var İstanbul’da, yani Küba’ya gitmenize gerek yok. Gittiniz, bir bakıyorsunuz ki puroların tanesi 3 Euro’dan başlıyor, 100 Euro’ya kadar çıkıyor. Kafa karıştı tabi. Ama siz, nasıl bir puro sevdiğinizi bildiğiniz için sıkıntı çekmiyor ve fiyatlara kanmıyorsunuz. Sadece satış koşullarına dikkat ederek size en uygun puroyu alıyorsunuz. Puroyu almadan önce mutlaka koklayın. Çünkü ham tütünden yapılan kalitesiz bir puro, hafif bir amonyak kokusu verecektir kutusuna. Eğer Küba’ya gidip puro alma şansınız varsa, mutlaka ahşap sandıkla alın. İstanbul’da da sandık puro satan yerler mevcut. Karton kutu yerine ahşap sandığı tercih edin. Eğer karton kutudan almak zorunda kaldıysanız, puroların jelatinli olmasına dikkat edin. Evet, aradan bir süre geçti ve damak tadınıza hangi puronun uygun olduğuna karar vererek keyifle puro tüttürecek kıvama geldiniz. İstediğiniz aromayı, boyu artık kesinlikle biliyorsunuz. O zaman artık bu işe uygun malzemeleri almamız lazım. Neyse ki fazla takıntılı veya koleksiyon meraklısı değilseniz bu malzemeleri sürekli yenilemek zorunda kalmıyorsunuz. Alışveriş listesi 1. Humidor Puroları bozulmadan saklayabileceğimiz, ahşaptan yapılan, içinde nemlendiricisi bulunan özel saklama kabıdır bu. Humidor için en uygun malzeme de İspanyol Sediridir. Dış kaplamanın hangi ağaçtan olduğu önemli değil, altın kapaklı, gümüş yaldızlı, deri kaplı humidorlar mevcut. Ancak iç kısım İspanyol Sediri’nden üretilmelidir. Humidor dediğimiz malzemenin içinde bir nem regülatörü ve nemölçer bulunur. Regülatörde sürekli su bulunması ve arada bir tazelenmesi gerekir. Nemölçerin derecesi oda sıcaklığında %70 gösterdiği sürece purolarınızın sağlığından emin olabilirsiniz. Humidorda kullanacağınız suyu musluktan basarsanız bir süre sonra sevgili humidorunuzun tadını kaçırabilirsiniz. Bunun için ya saf su, ya da yine puro satan yerlerde bulabileceğiniz humidor sıvısı saf su + propylene glycol kullanmanız en sağlıklısı olacaktır. Dikkat edilmesi gereken nokta, regülatöre su koyduğunuzda dış tarafını ıslatmamaktır. Humidorun içine asla su damlatmamanız gerekir. En kolay yöntem temiz bir süngeri humidor sıvısıyla ıslatarak regülatöre basmaktır, dışarı taşırmadan temiz bir iş yapmış olursunuz. İspanyol Sediri’nden yapılan, masaya koyduğunuzda ben buradayım diyen kaliteli bir humidorun fiyatı ortalama 700 Euro civarında olacaktır. Telaşlanmak yok, birkaç yüz dolara kiraz ağacından yapılma, iş gören bir humidor da satın alabilirsiniz. Elie Bleudan dolara satın almak da, oturup evde tahtaları çakarak imal etmek de sizin elinizde olan seçimler. Purodan maksimum derecede haz almak istiyorsanız humidorlarınızın bakımına çok dikkat etmeniz ve farklı tütünlerden yapılmış puroları aynı humidora koymamanız gerekir. Viskiyle başka, romla başka, kahveyle daha başka puro içmeyi sevenlerdenseniz, sevdiğiniz puro çeşidi kadar humidor kullanırsınız, bir süre sonra manyaklaşarak koleksiyonerliğe doğru ilerleyebilirsiniz. Ancak sakın, asla, kesinlikle humidorunuzu yanınızda gezdirmeyin. Yani bir restaurantta keyifli bir yemeğin üzerine puro içmeyi planlıyorsanız tutup da masanın üzerine humidor koyacak kadar görgüsüzleşmeyin. Puro kılıfı kullanın bunun için. 2. Puro Kılıfı Puro tüpü Seyahatlerinizde kullanabileceğiniz küçük ebatlarda humidorlar bulunduğu gibi, sadece akşam çıktığınızda puro içecekseniz 1 veya 3 puroluk deri kılıflardan veya çelik tüplerden satın alabilirsiniz. Kılıfınız çantanızda durur, masada kalabalık yapmaz. Ortalama 100 TL’ye gayet şık nemlendiricili tüpler bulabilirsiniz. 3. Puro Makası Puro makası benim pek kullanmadığım bir ürün olsa da birçok puro sever bunu tercih eder. Puro makasını boyutlarından ve şeklinden dolayı tercih etmem. Seyahate de pek uygun bir ürün sayılmaz. Ancak giyotin yerine makas kullanmak istiyorsanız 60-70 TL civarında fiyatlarla gayet şık makaslar bulabilirsiniz. Makasla sadece en yaygın kesme türünü gerçekleştirebilirsiniz. 4. Giyotin Piyasada farklı malzemelerden, farklı şekillerde envai çeşit puro giyotini bulabilirsiniz. Tutup da 300 dolara altın kaplama giyotin almaya heveslenmiyorsanız, ortalama 70 liraya gayet şık bir giyotin sahibi olabilirsiniz. En kolay bulacağınız giyotinler, makas gibi sadece tek kesim türüne yarar. İngilizcede traditional cut olarak isimlendirilen bu kesikte puronun ağzında tam silindir piramidin biteceği noktada geniş bir kesik açılır ve dumanın tamamının içicinin ağzına dolması sağlanır. 5. Punch Cutter Cigar Punch Punch cutter kullanılarak yapılan işlem bullet veya punch olarak isimlendirilir. Çünkü mermi gibi, sadece küçük bir delik açacaktır. Hava girişini kısıtladığı için daha az duman çekmeye neden olur. Fiyatlar giyotin ve makasla aynı, hatta daha ucuza da bulabilirsiniz. 6. V Cutter V Cutter tipi giyotinler, puro ağzında elips şeklinde bir delik açarak daha rahat bir içim sağlar. Bu sayede punch cut kadar az olmasa da geleneksel giyotin kadar fazla duman vermez. Ancak V Cutter bulmak pek kolay değil, Türkiye’de satanı hiç görmedim, ABD’de de fazla kullanılan bir ürün olmadığından orta kalitedekilerin bile fiyatı diğer giyotinlerden yüksek. Bu üç giyotinin seçimi tamamen kullanıcının tercihine bağlıdır. Yoğunluk ve içim süresini fazlasıyla etkilediği için ben bir yorum yapmak istemiyorum. İki tarafı da kapalı purolardan içiyorsanız, sadece ağzınıza gelen ucu kesin, yakacağınız ucu değil. Purolarınızı sürekli humidorda sakladığınızı kabul ettiğim için kurumuş puroyu giyotinle kesmeye kalkışmayacağınızı düşünüyorum. Olur da kesmeye kalkarsanız patlatırsınız puroyu, ortalığı batırmanın alemi yok. Puro giyotini oyuncak değildir, çocuklardan ve -varsa- gerzek şakacı arkadaşlarınızdan uzak tutun, giyotinle oynarken kopan parmakların sayısı belli değil çünkü. Masadaki giyotininizi eline alıp bir yandan sizinle konuşurken bir yandan kibrit doğrayan tanıdıklarınız varsa onların parmaklarını doğramanızda bir sakınca yok. 7. Çakmak Puronuzu kesinlikle Zippo ve türevi benzinli çakmaklarla yakmayın. Çakmaktaki benzin kokusu puroya geçecek ve aromasına zarar verecektir. En uygunu puro için üretilen uzun kibritlerden veya bütangazlı çakmaklardan kullanmaktır. Zippo bir süredir bütangazlı çakmak da üretiyor, benim gibi Zippo’dan vazgeçemeyenlerdenseniz bütangazlı Zippo almanızı tavsiye ederim. Puro yakarken dikkat edilecek en önemli husus, alevin puroya temas etmemesidir. Eğer puronuzu alevin içine sokarsanız tadını bozar, hiçbir şey anlamazsınız. Ateşi purodan biraz daha aşağıda tutarak ısıyla yanmasını sağlamalısınız. Puronun sertliğine göre yanma süresi değişecektir. Ateşin üzerinde çevirerek yanana kadar ısıtmanız gerekir. Zippo’nun alevine Backwoods’u daldırıp çevresine kasıntı bakışlar atan denyolardan olmayın. Gereken saygıyı göstermeyecekseniz puroya hiç bulaşmayın, en azından maskara olmazsınız. 8. Küllük Önemli bu. Minicik küllüğe puro külü dökmek ızdıraptır. Alçak ve yayvan bir küllük edinmenizi tavsiye ederim. Rahat edersiniz. Puroyu koymak için uzun bir yuvası olan puro küllükleri de var piyasada, ancak geniş bir kristal küllük daha şık durur. Malzemelerimiz genel olarak bu şekilde. Elbette puro sevdasını abarttıkça koleksiyonluk yeni malzemelerin peşine düşebilirsiniz. Çok havalı humidorlardan tutun da, üstteki fotoğrafta gördüğünüz masaüstü giyotinlere kadar çeşit çeşit puro malzemesi bulunuyor piyasada. Siz de zaman içinde koleksiyonerliğe doğru yelken açabilirsiniz. Evet, zevkimize uygun puroyu seçtik, humidorumuzu, kılıfımızı, giyotinimizi, çakmağımızı da aldık, malzemeler tamam. Peki, nasıl içeceğiz? Efendim başta da söylediğimiz gibi puro, alelade bir tütün ürünü değil. Sigara gibi püfür püfür çekilip bitince yere atılarak ayakla ezilecek, küllüğe basıp söndürülecek bir malzeme değil yani. Her şeyden önce, lokomotif gibi duman çıkaran bir ürün olduğu için, yakmadan önce mutlaka bulunduğunuz mekanın sahibinden izin isteyin. Gerçi puro sigara gibi değildir, içtiğiniz ortamdaki koku en geç iki saat içinde kaybolmazsa ya dandik bir puro içiyorsunuz, ya da humidorunuza üzüm sandığı muamelesi gösteriyorsunuz demektir, seçiminizi ve humidorunuzu gözden geçirin. Asla, ama asla puronun ucunu ısırarak koparmayın. Clint Eastwood o hareketi vahşi batının çöllerinde, at sırtında yaptığı için güzel görünüyordu, toplum içinde puro ısırmak büyük denyoluktur. İçerken dişlerinizin arasına sıkıştırmayın, ağzınızda puroyla mal mal sırıtmayın. Karizmatik olduğunuzu düşünseniz de apaçilikte bir adım daha ilerlemiş olursunuz. Karizma demişken, puroyu karizmatik görünmek gibi saçma sapan bir amaçla içmeyin. Haz veriyorsa için, gösteriş malzemesi yapmaya kalkışmayın. Başkasının purosunu yakmaya yeltenmek kabalıktır, kimsenin purosunu yakmayın, puronuzu da kimseye yaktırmayın. Dışarıda yürürken puro içmeyin. Yolda yürürken, otobüs beklerken Backwoods içen tuhaf tipler var, onlardan olmayın. Yemek masasında puro içmeyin. Yemekten hemen sonra puro içmek yeterli zevk almanızı engeller. Mutlaka puro içmek isterseniz cigarillo için. Yemek sonrası puro yakmak için bir süre bekleyin, yemek masasından uzakta, rahat bir koltukta kahvenizle, romunuzla veya neyle içiyorsanız onunla için. Yemek masasına humidor koymayın demeye gerek yok, daha önce de belirttik. Sadece şık bir akşam yemeği için dışarı çıkan bir adamın humidor taşıması ayrıca saçmalıktır. Puroyu sürekli ağzınızda tutmayın. Hem çok çirkin bir görüntü oluşur, hem de ıslanacağı için dumanı çekemezsiniz. Purodan sürekli nefes çekmeyin ve dumanı da asla içinize çekmeyin. Puronun hazzına varmanızı sağlayacak olan seçim, dakikada 1–2 nefes çekmek ve dumanı keyfine varana kadar ağzınızda gezdirdikten sonra bırakmaktır. Puro dumanıyla oyun oynamayın, halkalar çıkarmaya çalışmayın. Dumanı asla başkasının yüzüne üflemeyin. Külü sürekli silkmeyin. Her nefesten sonra kül silkelemeye çalışan, küllüğün içine puroyu sürten tipler var, onlardan olmayın. Kül düşecek hale gelene kadar bekleyin ve bırakın küllüğe hafifçe silktiğinizde düşsün. Düşürmek için küllüğün içinde puroyu gezdirmeyin. Herkese puro içtiğinizi göstermek için garip davranışlar sergilemeyin. Siz, sizsiniz; kendiniz olun. Filmlerde gördüğünüz mafya babalarını, özellikle Tony Montana karakterini taklit etmeye çalışmayın. Puroda sigara gibi binlerce katkı maddesi yoktur, saf tütün yaprağından imal edilir. O nedenle eğer ilgi göstermezseniz söner. Puroyu küllükte unutup, söndükçe yeniden yakmayın. Bir puroyu birden fazla yakmak tadını bozacaktır. İşiniz bittiğinde küllüğe basıp söndürmeyin. Bırakın küllüğe, kısa sürede kendi kendine sönecektir zaten. Ezerek söndürmeye çalışmak pek doğru bir davranış değildir. Puronun adab-ı muaşeret kuralları ve genel bilgileri kısaca bu şekilde. Detaylarına girmeye kalkarsanız sayfalar yetmez. Elbette ki biz bu kurallara uyarak aldığımız zevki maksimize etmeye çalışıyoruz ancak “benim işim olmaz hacı,” diyenler her zaman var olacaktır. Purosunu buzdolabında saklayanlar, sokakta yürürken puro içenler, Zippo ile puro yakanlar, Tony Montana tripleriyle karizmaya karizma kattığını düşünenler her zaman var olacak. Hayatında bir kez piste çıkmamış olsa da Ferrari alıp Nişantaşı sokaklarında ziyan edenlere benzetiyorum onları, yaşamın tadını çıkarmaya değil, elindekinin adını kullanmaya çalışırlar bunlar. Siz boş verin. Elinizdekinin tadını çıkarmaya bakın, önemli olan keyif almak. Ağustos 2009, Miami Beach, Florida Trinity Kilisesi... Küba, beyaz kumlu plajları, yüksek dağları, purosu ile ünlü, hayli büyük Karayip adasıdır. Havana isimli çok renkli, şirin bir başkente sahiptir. Mimari yapısı 16. Asrın İspanyol koloni mimarisidir ve bu günlerde hala itinayla korunmaktadır. Takriben milyon nüfusa sahiptir. Bu şirin ülkede yapılacak çokca aktivite vardır. Casa de la Musica Trinidad Trinity Kilisesi Trinidad’ın en büyük yapısı, en büyük kilisesidir. UNESCO koruma listesinde yer alır. Şehirde nereye giderseniz gidin görebileceğiniz boyuttadır, mutlaka görülmelidir. Yerli toplum ile tanışmak, kaynaşmak ve gece hayatı yaşamak isteyenler için ideal yer, Casa de la Musica’dır. Popüler içkileri rom tüketip sabaha kadar dans eden yerlileri yalnızca izleyip fotoğraflayarak bile akılda kalıcı anlar elde edebilirsiniz. Museo Romantico 1740 senesinde mansiyon olarak kurulmuş, 1974 senesinde ise müzeye çevrilmiştir. İçinde Küba’ya ait sanat eserleri periyodik olarak bulunur. Alt katındaki mağazada da fotoğraf ve kitaplar İngilizce olarak satılmaktadır. HAVANA Malecon Esasen Washington DC’deki saraya tıpatıp benzeyen hükümet binası, Paris Pantheon mimarisini misal almış, fakat başarılı olamayınca da ortaya bu yapı çıkmıştır. Devrim zamanına kadar eski kongrenin merkezi olan yer, devrimden sonra kongrenin dağıtılmasıyla Bilim ve Teknoloji Bakanlığı binasına çevrilmiştir. Malecon eskiden su basmalarını önlemek için kurulmuş, takriben 8 km’lik sahil şerididir. Bilhassa akşam ve gece sahil insanlarla dolup taşmaktadır. Fotoğraf çekmek için ideal alandır. Ek olarak ATATÜRK büstü de bu alanda bulunur. Puro Fabrikaları Museo de la Revolucion El Capitolio Küba’nın başkenti, şirin mi şirin sokakları, küçük tek katlı evlerden gelen müzik sesleri, işinde gücünde insanlar. Açıkça 1950 yıllarının bu günlerde yaşam bulmuş durumu. Havana dünya üstündeki çok başkentten değişik olarak, hayli sakin ve dinlendirici bir deneyim sunmaktadır. Dünyanın en popüler sigara ve puro fabrikaları Havana’da yer alır. Hayli düşük bir ücret ödeyerek yapım aşamasını izleyebilir, hediye olarak puro satın alabilirsiniz. Küba’nın en güzel müzesi diyebiliriz Devrim Müzesi’ne. Che ve Fidel’in devrimi nasıl yaptığını görülmemiş fotoğraf ve belgelerle gösteren hayli etkileyici ve ilginç bilgilere sahiptir. Küba tarihine ışık tutan müze muhakkak görülmelidir. VARADERO Küba’nın tatil şehridir. Geçmişte rıhtım olarak kullanılmış, bu günlerde ise tamamı İspanyollardan oluşan tatil şehri şekline gelmiştir. Nefes kesen güzellikte plajlara sahiptir, denizi ise mükemmeldir. Varadero’da yapabileceğiniz şeyler hayli kısıtlıdır. Sahillere gitmek, denizin keyfini çıkartmak. Bunun peşi sıra maceraseverler için, keşfedilmeyi bekleyen çok geniş ve çok sayıda mağara içerir. Monumento a la Tome del Tren Blindado Santa Clara’ya bağlı, milli eserler, tarihi park, Küba Devrim müzesine sahip bölgedir. Küba tarihi öğrenmek isteyenler için muhakkak önerilmektedir. Benzer zamanda tarihi demir yolları ve vagonlar da içermektedir. Genel olarak gözden kaçırılan bir müzedir. İçinde Amerikan yerlilerinin koleksiyonu ve anıt park bulunur. Ağırlıklı olarak 19 ve 20. Yüzyıl Amerikan sanat dönemlerini ele alır. Triton Sanat Müzesi Plaza Mayor 18 ve 19. Yüzyılda şehrin ticari merkezi olan Plaza Mayor, çağımızda zenginlerin toprak sahibi olduğu, gece gündüz kalabalık ve eğlenceli merkezdir. SANTA CLARA Ülkenin tarihi şehridir. Küba’yı Küba yapan yer dersek yalan olmaz çünkü geçmişte burayı alan Che Guevara ve Castro, şehrin o günden bu yana bu biçimde anılmasını sağlamıştır. Turistik yapısı tümüyle tarihi olmasından kaynaklanır. CIENFUEGOS Küba devrimininde ön planda olan Che ve Castro’nun silah arkadaşı Cienfuegos, şehre adını vermiştir. Doğası, tarihi binaları ve denizleriyle de Valle, geçmişte kumarhane olarak kullanılabilen bina yakın zamanımızda hediyelik eşya ve turistik restaurant olarak kullanılır. Ek olarak yunuslarla yüzebileceğiniz yahut yunus gözlem evlerinde keyifli vakit geçirebileceğiniz yerler de mevcuttur. Museo Historica de la Revolucion Che Guevera’ya adanmış bu müze, ünlü devrimci hakkında neredeyse her bilgiyi içerir. Kronolojik ve resimli olarak hayli iyi bir betimleme ile hayatından ve yaptıklarından bahsedilmiştir. Ernesto Che Guevera Anıtı Che’nin mezarı, anıtmezarlar, Che’nin devasa heykeli buradadır. Onbinlerce insan burayı düzenli bir biçimde ziyaret etmekte ve dua ile şükranlarını sunmaktadır. 17 Aralık 1997’de Che’nin naaşı bu mozoleye getirilmiştir. TRINIDAD Küba’nın en küçük şehirlerinden birisidir. Daracık sokakları, o sokaklardaki insanları, tek katlı evler dışında büyük yapıya sahip olmaması Trinidad’ın çok önemli özelliklerindendir. 30 Haziran 2017

küba da puro nereden alınır